|
Bazı ilahiyatçılar, en güzel islamiyet Türkiyede yaşanıyor dedi, ama ben bu fikre katılmıyorum. Neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 27 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 191 |
| Toplam İndirme | : | 9 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Olabilir, düşüncedir. Şuna katıl diye, kimse kimseyi zorlayamaz ki. Şu anda dünyada, Ehl-i sünnet itikâdı Türkiyede var. Suudi Arabistanda, İranda yok. En doğru şekilde Türkiyede var.
|
|
Elmalılı Hamdi Yazırın tefsirini okuyanın zarar göreceğini nereden biliyorsunuz. Bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 27 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 200 |
| Toplam İndirme | : | 19 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Elmalılının kitabını okuduktan sonra namazı bırakanları da duyduk. Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır. Orada kendi nefsi devreye girdi. İkinci Abdülhamid han Cennet mekânın tahtan indirilmesinde, fetvâ eminini zorlayan şahıstır. Peygamber efendimizin vekilini indiriyor. Bunun vebâli çok ağırdır. Kalbde meydana gelen karartılar olur. Onun kitabını okuyanın da kalbine bu sirâyet eder ve dinden soğur.
|
|
(Türkler benim askerlerim, kafirlerin üzerine onlarla giderim) diye bir şey okumuştum. Bu konuda bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 26 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 125 |
| Toplam İndirme | : | 6 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
(Türkler benim askerlerim, kafirlerin üzerine onlarla giderim) diye bir şey okumuştum. Bu konuda bilgi verir misiniz?
|
|
Resullerin ilki Nuh aleyhisselam diye duydum. Bu doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 26 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 67 |
| Toplam İndirme | : | 5 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bazı mezhebsiz ve itikâdı bozuk kaynaklarda, Âdem aleyhisselâmı kabul etmiyorlar. İlk insan, ilk Peygamber ve ilk resûldür. Resûl olan Peygamber içerisinde Âdem aleyhisselâm zikredildiği gibi, ulül-azm Peygamberlerden olarak da zikrediliyor. 313 veyâ 315 adet resûl olan Peygamber var. Bunların isimleri kitâplarda anlatılırken Âdem aleyhisselâm, Nuh aleyhisselâm.. diye anlatılıyor. Ulül-azm Peygamberler de; Âdem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed “aleyhimüssalatü vesselam” dır. Dolayısıyla o kaynaklar bozuk kaynaklardır. İlk resûl olan Peygamber yeni bir din getirdi. Kendi evlâdları da olsa onu bildirdi.
|
|
Burada beraber calıştığımız, kendisine caferi diyen bir arkadaş, (Hazret-i Ömer, Eshab-ı Kirama ev bile yaptırmamış) dedi. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 25 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 86 |
| Toplam İndirme | : | 4 |
| Toplam Paylaşım | : | 2 |
Olur mu öyle şey? Çok sade yaşarlardı ve ellerine geçenleri İslâmiyyetin yayılması için harcarlardı. Yeni imâretler de yapıyorlardı. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri yetimlere ev yapıyordu, kendisi bilfiil çalışıyordu. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, (Benden sonra Peygamber gelmeyecektir. Gelse idi, Ömer ibni Hattab Peygamber olurdu) buyuruyor. Dînin sâhibi böyle buyuruyor, bunlar hakâret ediyor!
Tavsiyemiz, Hakîkat Kitâbevinin yayınlarından (Hak Sözün Vesîkaları) ve (Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzin) kitâbını okumalarıdır.
|
|
Bir arkadaşım Allahü teala gökte değilse İsa aleyhisselam niye göğe çıkarıldı diye bir suali oldu. Buna nasıl cevap verebiliriz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 18 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 118 |
| Toplam İndirme | : | 12 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Cenâb-ı Hak yarattıklarına hulul etmez, girmez. Dolayısıyla kendi yarattıkları ile beraber değildir. Yaratan yarattığının içinde değildir. Onu biz anlayamayız. Allahü teâlânın zâti sıfatları var. Bunların içinde Muhalefetün-lilhavadis ve Kıyâm bi-nefsihi sıfatları var. Yarattıklarının hiçbirisine benzemez, hiçbiri ile de beraber olmaz. Zamânsız, mekânsız, cihetsizdir. Yaratılan, yaratanı ihata edemez, anlayamaz, kavrayamaz. Meselâ Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlâyı gördü, ama Kendi derecesine göre gördü.
|
|
Allahü teâlâ için sevmeli, Allahü teâlâ için sevmemeli, bu imanın şartlarından biridir, diye okudum. Bu doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 29 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 61 |
| Toplam İndirme | : | 5 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Îmânın altı şartından önceki iki şart bildirilmiş. Birisi gayba îmân, diğeri de hubb-i fillah, buğd-i fillahdır [Allah için sevmek, Allah için sevmemek]. Allah için sevmeli, Allahü teâlânın sevdiklerini sevmelidir. Allah için düşman olmalı, Allahü teâlânın düşman olduklarını düşman bilmelidir. Allahü teâlâyı inkâr eden, Onun dînini kabul etmeyen Allah için sevilmez.
|
|
Bir yakınım Amentüdeki (hayrihi ve şerrihi) yerine, (hayrihi ve hayrihi) diyor. Bu konuda neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 18 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 48 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bu kimse ehl-i sünnet değildir. Mu'tezile itikadındadır. Mu'tezile itikadında olanlar, Allahü teâlâ şerleri [hâşâ] yaratmaz, şerleri insan kendi [hâşâ] yaratır, diyorlar. Yaratma sıfatını insana yapıştırıyorlar, netice itibari ile küfre giriyorlar. Hayrı da, şerri de yaratan cenab-ı Haktır. Tercih eden kuldur. Hayır da, şer de Allahü teâlâdandır. Halbuki Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumuş olsa idi, böyle inanmaz, ehl-i sünnetden çıkmazdı.
|
|
Bir mecliste Eshab ı Kiram Aleyhimürrıdvan Efendilerimize dil uzatılırsa müdahale etmemiz gerekir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 06 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 111 |
| Toplam İndirme | : | 12 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Üstadına sövülürken bir şey demeyen köpekten aşağıdır. Dolayısıyla Eshab-ı kiram aleyhimürrıdvan efendilerimizin hepsi bizim üstadımızdır. İslâmiyeti bize ulaştırmada ilk rehberler Onlardır. Peygamber efendimiz, (Eshâbım hakkında dilinizi tutun, kötü söz söylemeyin) diye tâlimatı vardır.
|
|
İslam Ahlakı kitabından çocuklarıma iman konusunu anlatırken Eshab ı Kiram için görerek inandılar dedim. Acaba yanlış mı söyledim?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 03 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 77 |
| Toplam İndirme | : | 12 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Görerek inanmadılar. Allahü teâlâ hidayet nasib etti, îmân ettiler. Ondan sonra meleği de, mucizeleri de görerek yakînleri arttı. Görerek pekişti. Bunların yakînleri arttı.
|
|
Ruhun Allahü Teala ya ulaşması diye bir şey var mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 24 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 112 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Temel fıkıh kitaplarında böyle bir ifade geçmiyor. Hiçbir ehl-i sünnet alimi de bu şekilde bildirmemişlerdir. Ruh, melekler, Peygamberler mahluktur. Mahlukun yaratan ile birleşmesi, yaratılanın yaratana kavuşması mümkün değildir. Haşa, Allahü teâlâya mekan isnat edilmiş olur.
|
|
Camilerde hutbede hatipler Allah katında din İslam dır diyorlar Bazı kimselerde dinler arası diyalog diyorlar dinimizde diyalog var mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 12 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 107 |
| Toplam İndirme | : | 13 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bir kimse Allahü teala iman edip, Cennete gitmek istiyorsa, Muhammed aleyhisselamın Peygamber olduğunu ve Onun getirdiği dini kabul etmesi lazımdır. (La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) demedikleri müddetçe, onlarla görüşmek [yani bu şekilde kabul etmek, bunlar da Cennete girer demek, bunlar da hak din demek] küfür olur. Cennete girmenin anahtarı imandır. İman da (La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) demekle olur. Sadece, (La ilahe illallah) değildir.
|
|
Günümüzde cemaatler çok, hangisini doğru olduğunu nasıl anlarız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 06 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 117 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Üstadı belli olacak. Nakli esas alıyorsa ve üstadları da belli ise doğrudur.
|
|
Müslümanlar arasında niçin gruplaşma var?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 09 / 01 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 166 |
| Toplam İndirme | : | 40 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Osmânlı, Selçuklu asırlarında medreseler vardı, islâm âlimleri vardı. Gerçekten âlim yetiştiriliyordu. Şimdi yetişen veyâ yetiştirilen kimse kendisini allâme-i cihân zannediyor ve Ehl-i sünnet âlimlerinden nakli esâs almıyor. Tabiî bu, âhir zamanın hususiyeti ve özelliğidir. Daha önce, Allahü teâlâ müslümânlara çok büyük ni'met ihsân etmiş. Medreseleri ile, ilim yuvaları ile çok âlim, evliyâ yetişmiş. İnsanlara rehberlik etmişler. Şimdi onlar yok. El yordamı ile de kendisine göre yetişenlere de mâni olmak için, mezhebsizi, zındığı, itikâdı bozuk olanları devreye girmiş ve dedelerinin yolunda olmaması, Ehl-i sünnet itikâdı olmaması için elinden geleni yapmışlar.
Bir kimse, Kur'ân-ı kerimi açar, âyet-i kerimelere manâ verirse, bu kimse (Ben Ehl-i sünnetim) dese de üzerine çizgi çizilir. Ehl-i sünnet âlimlerinin takip ettikleri bir yol var. Buna usûl denir. Âyet-i kerimeler hadîs-i şerîflerle açıklanmıştır. Hadîs-i şerîfler de mutlak müctehidler tarafından açıklanmış ve izâh edilmiştir. Dolayısıyla bu silsile takip edilmediği müddetçe, doğrudan doğruya Kur'ân-ı kerime geçilirse, muhakkak hatâ edilir. Hadîs-i şerîfleri okuyup manâ verilirse, orada da hatâ edilir. Müctehid âlimlerin açıkladıklarını alıp nakletmesi gerekir.
(Âyet ve hadîs varken başka şeye bakılmaz) diyen, İmâm-ı a'zam hazretlerini sildi attı. Hatta eshâb-ı kirâmı sildi attı. Onun için de Ehl-i sünnet âlimlerinin ve Ehl-i sünnet itikâdında olanların usûlü, Âyet-i kerime ve hadîs-i şerifleri okuyarak ona manâ vermek değildi. Onlar açıklanmış, kitâplara yazılmış. Gruplara ayrılmaması için, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarına müracaat edip, oradan nakli esâs alması lâzımdır.
Mezheb mi vardı? diyene aynı soruyu biz soruyoruz, (Kitâp bir, hadîs-i şerîf bir, o zaman bunlar niye ayrı ayrı konuşuyorlar?) Dört tane mezheb var, şu anda dört yüz tane ağız konuşuyor. Hangisine uyacağız? İmâm-ı a'zam hazretleri ve onun yolundakiler rehber edinilmedikçe, bu tefrika bitmez.
|
|
Diyanetin kursuna gidiyorum. Sizin anlattıklarınızla, onların anlattıkları çok farklı. Nedendir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 08 / 01 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 148 |
| Toplam İndirme | : | 18 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Çünkü kaynak farklı. Biz, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından naklediyoruz. Onlar mezhebsizlerin kitâplarından naklediyor. Aradaki fark bu. İçinde elbette Ehl-i sünnet de var. Ama ters olan tarafta, mutlaka mezhebsizlerin kitâplarından naklediliyor. Uygun düştüğü zaman da Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından okunmuştur, ihtilaf olmaz.
Hayzlı kadına Kur'ân-ı kerim okutuyorlar. Bu zarûret, ihtiyaç değildir. Kendi kafalarına göre harâm işlettirmek için yapıyorlar. Mâlikî mezhebini taklid etmek için ortada ne zarûret var, ne ihtiyaç var. Dişe dolgu veyâ kaplama yapıldığı zaman hanefî ve hanbeli mezhebinde gusül olmuyor. Bu müslümân mâlikî veyâ şâfiî mezhebini taklid eder, deyince, (Olmaz!) deniyor. Kendisine lâzım olmayan, emir olmayan bir şeyde harâm işlettiriyorsun, mâlikî mezhebinde vardır, diye taklid ettiriyorsun, ama cünüblükten kurtulmak için taklid etmek lâzımdır, deyince, (Olmaz!) diyorsun. (Sen cünüb kal, Cehenneme git! Hayzlı hayzlı Kur'ân-ı kerim oku, Cehenneme git!) demek istiyorsun. Mezhebsizlerden alınırsa, neticesi böyle olur. Dolayısıyla bunlardan bir şey de öğrenilmez.
|
|
Din dersi öğretmeni olarak gelen birisi bize, Mehdi ve deccal gelmeyecek ve hazret-i İsa ölmüş, dedi. Doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 01 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 199 |
| Toplam İndirme | : | 15 |
| Toplam Paylaşım | : | 3 |
Zındığın tekidir. Bugün ilâhiyata, imâm-hatip okuluna giden bir çocuk, orada dînini öğrenmiyor. Anne baba sağlam değilse, çocuk mezhebsiz, zındık olur öyle çıkar.
Hazret-i Mehdinin de, deccalin de geleceğini Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” haber veriyor. İsâ aleyhisselâmın da diri olarak göke kaldırıldığı, yeryüzüne tekrar ineceği âyet-i kerimede ve hadîs-i şerîfde bildiriliyor. Şimdi bu adam neye göre bunları söylüyor ki? Zındıklığı sebebi ile.. Bu konuda bilgi, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)de var. Hakikatkitabevi.com da, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) ve diğer kitâplar, hazret-i Mehdi, deccal ve İsâ aleyhisselâm ile alâkalı geniş bilgiyi oradan indirebilirsiniz.
İsâ aleyhisselâm ölmedi, diri olarak göke kaldırıldı, kıyâmete yakın tekrar yeryüzüne indirilecektir.
|
|
Dini emirlerde gevşek davranıyorum. Bunun çaresi ne olabilir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 01 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 125 |
| Toplam İndirme | : | 20 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Büyüklerden bir zâtı, bir başkası anlatırken, (Nefsim beni tembelliğe itiyor. Dînin emirlerinde gevşekliğe düştüğüm zamanlarda, o zâtın sohbetine gidiyorum, onun yanında kalıyorum. Ondaki o gayreti görerek, nefsim serkeşlikten, tembellikten vazgeçiyor ve ibâdetleri seve seve, aşkla yapıyorum). Tabiî, eskiden böyle zâtlar çoktu. Onların huzuruna, medresesine giderek, onların bulunduğu yerdeki havayı teneffüs ederek bile, insana gayret kuvvet veriyordu. Çünkü hadîs-i şerîfde, (İnde zikrissâlihîn tenzîl-ür-rahme) buyurulmuş. (Sâlihlerin anıldığı yere rahmet-i iâhi iner) buyuruluyor. Dolayısıyla o rahmet-i ilâhiden orada bulunanlar da nasîbini alır.
(Mükâtebe, nıfs-ı mükâleme). Yani, (Kitâp okumak, sohbetinin yarısıdır). Bunun için bu zamanda yapılacak şey, böyle büyüklerin hayatlarını ve kitâplarını okumaktır. Bir de istigfâra devam etmeli, ağza giren lokmalara dikkat etmeli, görüştüğümüz kimseler içerisinde fısk-ı fücur içerisinde olanlarla hemhâl olmadan, itikâdı düzgün, namâzında niyâzında olanlarla hemhâl olarak sûretiyle kısa zamanda nefs o serkeşliğinden ve tembelliğinden kurtulur ve seve seve de ibâdetleri yapmaya başlarsınız. En çok ihtiyacımız olan da istigfârdır, (Estagfirullah min külli mâ kerihallah). Buna devam edeceğiz.
|
|
Ehli sünnet itikatında sakalı kısa bir arkadaşım var vefat ettiğinde ehli sünnet mi sayılır bidat ehli mi sayılır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 20 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 25 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Tam İlmihâl hakkında ileri geri konuşuluyor. Bu konuda neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 18 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 80 |
| Toplam İndirme | : | 22 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Tabiî, konuşacaklar. Çünkü bid'at ehli bir kimse, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)yi sevemez. İmâm Gazâlî hazretlerini, imâm-ı Rabbânî hazretlerini sevemez. Sevdik, diyorlarsa da yalandır. Çünkü seven, sevdiğine itâat eder. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbına dil uzatan da, kendi zararına çalışmış olur. Eğer doğruyu anlayıp da, tövbe ve istigfâr etmezse, hesâbı ağır olur. Çünkü (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbı, herhangi bir şahsın değildir. Hazırlayan, Hüseyin Hilmi efendidir “rahmetullahi teâlâ aleyh”. İçndeki bilgiler de, nakli esâs alarak geliyor. Dolayısıyla, bu kitâb dil uzatan, bu kitâbda ismi geçen ve silsilesi belli olan zâtların hepsine düşmân demekdir. İmâm-ı Rabbânî hazretlerini seven bir kimse, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbını sever. Çünkü onların yoluyla gelen bilgilerdir, Peygamber efendimize kadar gidiyor.
Cenâb-ı Hak, böyle bir belâya düşmekten muhâfaza buyursun. Tabiî, bid'at ehli olunca veyâhud da mezhebleri inkâr edince, kendisinden başkasını doğru görmez veyâ kendi gibi nefsine uyanları kabûl eder.
|
|
Bid'at sahibi olanların ağzından doğru söz çıktığı zaman biz bunu kabul etsek, olur mu?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 17 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 52 |
| Toplam İndirme | : | 13 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bu, Ehl-i sünnet âlimlerinin husûsiyyetidir.
|
|
İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin yolunda olabilmek için neler yapmak lâzımdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 20 / 11 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 177 |
| Toplam İndirme | : | 14 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerinin yolunda olabilmek için, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hayâtını ve kitâbını okumak gerekir. Kitâbında ne buyurduysa, onu yapmak gerekir. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin (Mektûbât) isimli kitâbının aslı farsçadır. Türkçeye tercümeleri vardır. Hakîkat kitâbevinin tercümesinin dışındakiler de itibâr edilmez. Onun yolunda olmak isteyen, Onun buyurduğu gibi hareket eder. Seven, sevdiğine itâat eder.
|
|
Îmânımızı yenilemek için Âmentüyü okumadan önce, hubb-i fillah, buğd-i fillahı ve gayba îmânı tekrar etmemiz gerekir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 08 / 10 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 102 |
| Toplam İndirme | : | 410 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Tekrar etmek gerekmez, kalbde bulunması yetiyor. Biz gayba îmân ediyoruz. Allahü teâlânın varlığı ve birliği, âhiret hayâtı, Cennet, Cehennemi, sırat, mahşer, öldükten sonra dirilmek... Bunlar bizim için hep gaybdır. Maddî olarak bunları göremiyoruz. Ama bizim için gaybdır. Biz zaten ona inanıyoruz. Ehl-i sünnet âlimleri hâssaten îmân konularını anlatırken, bunu tekrar tekrar bildirmesinin sebep ve hikmeti, hubb-i fillah ve buğd-i fillah kalbde olan bir hâdisedir. Yani Allahü teâlâ için sevmek ve Allahü teâlâ için buğz etmek. Biz bunu söylüyor, ama tatbîkatde yapmıyorsak, olmadı. Îmânımızda veyâ inancımızda bir tereddüt var demektir. Bu [hubb-i fillah, buğd-i fillah] zaten bir mü'minin kalbinde olması gerekir. Âmentüyü okurken bunu da kalbimizden geçirsek, tabiî ki aliyyül âlâ olur.
|
|
Bid'at ehline karşı tavrımız nasıl olmalıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 18 / 07 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 131 |
| Toplam İndirme | : | 25 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Sevmemek ayrıdır, iyi geçinmek ayrıdır. Onlarla hem hâl olmuyoruz. Ama onlarla kavga da etmiyoruz. Bakarsınız sizi sever de, tövbe istigfâr eder. Fırsat bulursunuz, kitâp verirsiniz, hidâyetine vesîle olursunuz.
|
|
Hazret-i Îsânın, hazret-i Mehdînin gelişine inanmayan kimse ne olur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 17 / 07 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 155 |
| Toplam İndirme | : | 23 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bid'at ehli olur. Hadîs-i şerîfler var. Senedli hadîs-i şerîfleri inkâr da, küfre kadar götürür, tehlikelidir.
|
|
(Elestü bi-rabbi-küm) hitâbına, (Belâ) denildi, burada naklî delîl var, peki aklî var mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 30 / 06 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 143 |
| Toplam İndirme | : | 40 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Hayır. Bazı şeylerde aklî olmaz. Bizim için gayb, ulaşılması zor olan yerler, ancak naklî olarak bildirilir.
|
|
Piyasadaki kitâbların gerçek âlim tarafından yazıldığını nasıl anlayacağız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 25 / 06 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 62 |
| Toplam İndirme | : | 23 |
| Toplam Paylaşım | : | 4 |
Hakîkat Kitâbevinin yayınladığı kitâbların hepsi Ehl-i sünnet âlimlerinindir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarının özelleği, husûsiyyeti nakli esâs almasıdır. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) binlerce kitâbdan nakil yapmış.
|
|
Îmânı kurtarmak için ne yapmak lâzımdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 09 / 06 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 198 |
| Toplam İndirme | : | 23 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bu konuda İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerinin (Mektûbât) isimli kitâbınında [Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu] buyuryor ki, (Kurtulmak için, kurtulmuş olanlarla beraber olmak lâzımdır). Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını, hayatlarını okumaya devam edersek, onlarla beraberiz demektir. Bunlar Allah adamıdır diye seven, hiç yorumsuz, (Başüstüne) diyen, bu şekilde bir itâati, sevgisi olan bir kimse, şakî olmaktan [yanî kâfir olmaktan] muhâfaza olur. Bunların kitâbını okuyanlar da böyle olur. Bu kitâplardan irtibatı koparmamak, itikâdı Ehl-i sünnet olanlarla bir araya gelmek, beraberce bu kitâpları okumak lâzımdır. Böylece insanı âhir zamân fitnesinden muhâfaza eder, îmânımızı da korumuş oluruz.
|
|
Evde itikâdı bozuk kimselerin kitapları varmış, bunları ne yapayım, bu kitaplara bakarak ibâdet de yapmıştım, şimdi nasıl hareket etmeliyim?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 28 / 05 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 88 |
| Toplam İndirme | : | 25 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
İtikâdı bozuk kimselerin kitapları evde bulunduğu müddetçe, zulmet şuâsı yayınlar. Onları evden çıkarmalıdır. Başkasına da verilmez. Onları imhâ etmelidir. Bu kitaplara bakarak ibâdetleri bozan bir şey olmuşsa, iâde edersiniz. Öteki türlü ise tevbe istiğfar edilir.
|
|
Bid'at ehli birini rehber edinene ne denir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 30 / 04 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 48 |
| Toplam İndirme | : | 29 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
O da bid'at ehli olur. Rehberine ne deniyorsa, ona da o denir. Meselâ Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yolunda giden Ehl-i sünnetdir. Diyelim ki, İbni Teymiyyenin [mücessime fırkasındandır] peşine takıldı. Netice itibâriyle o da oradandır.
|
|
Mevdûdî seyyid midir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 16 / 04 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 111 |
| Toplam İndirme | : | 30 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Değil, ama ceddi Ehl-i sünnetdi. Ceddinden mübârek kimseler de gelmiş olabilir. Ebû Cehl kâfirdi, İkrime “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri Eshâb-ı kirâmdan oldu.
|
|
Üç dînin kitâplarını neşrederek, bunların karşılaştırılması olabilir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 14 / 04 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 54 |
| Toplam İndirme | : | 27 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Olmaz. Hüseyin Hilmi efendi de “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbında yahûdiliği ve hıristiyanlığı anlatmışlar. İslâm âlimlerinin kitâplarından alarak neşr edilmiştir. Harputlu İshak efendinin (Diyâ-ül-kulûb) kitâbını (Cevâb Veremedi) ismi ile neşr etmişler. Meselâ orada hıristiyanlık, yahûdilik anlatılıyor ve karşılaştırılması yapılıyor ve bunların ingilizcesi, almancası, fransızcası basılıyor, dünyânın her tarafına gönderiliyor. İslâmiyyetle karşılaştırılması yapılabilmesi için oradan okunur.
|
|
Alevî ne demektir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 25 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 194 |
| Toplam İndirme | : | 37 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” ve Ehli beyti seven demektir. Dolayısıyla Ehl-i sünnet itikâdına göre Ehli beyti sevmek, son nefesde îmânla gitmeye sebeptir. Dolayısıyla Ehl-i sünnet olabilmek için Eshâb-ı kirâmı ve Ehli beyti sevmek şartı vardır. İkisini de sevmek lâzım. Ehli beyti sevenlere alevî denirdi. Daha sonra bazıları bu ismi kendilerine kullanmışlar. Hâcı Bektâş-ı Velî hazretleri Ehl-i sünnetdir, evliyâdır. Bazıları bektâşî ismini kullanıyor. Alevî ise, gerçek manâda Eshâb-ı kirâmı da, Ehli beyti de seviyordur ve onlar gibi beş vakit namâz kılıyordur ve onların yolundadır. Alevîden maksad odur.
|
|
Onaltı yaşındaki kız kardeşimin hâtırına, yâ hıristiyanlık hak ise diye vesvese geliyormuş. Bundan kurtulmak için ne yapmalıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 23 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 178 |
| Toplam İndirme | : | 34 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Önce İslâmiyyeti öğrenir. Öğrendikten sonra, meselâ (Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbında yahûdilik ve hıristiyanlık da anlatılmış. Onlarla bir kıyâs yapsın. Bugün hıristiyan olup da, araştırmak sûretiyle İslâmiyyeti kabûl edenler var. Hatta islâm âlimleri buyuruyor ki, (İslâmiyyeti güzel bir şekilde öğrendikten sonra diğer, hiristiyanlık, yahûdilik, hatta o putperest inançlara, [budizm olsun veyâ benzeri şeyler olsun] bakıldıktan sonra, sâhip olduğun dînin ne kadar kıymetli olduğunu anlarsın). Buna tafsîli deniyor. İcmâli îmân var, bir de tafsîli îmân var. İcmâli de, toptan inanılır. Ama tafsîli de detaylarına girilir. Bu men edilmemiştir. (Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbını ve (Mektûbât)ı okumak sûretiyle bu vesveselerden kurtulabilir.
|
|
Bir hoca, (Se'âdet-i Ebediyye)nin yakılmasını söylemiş. Bir hoca bunu yapabilir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 22 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 122 |
| Toplam İndirme | : | 32 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
İtikâdı bozuksa, [yetmişiki bid'at fırkasından ise, mezhebsiz ise] niye yapmasın ki? (Se'âdet-i Ebediyye), Ehl-i sünneti anlatıyor. Adam, hoca kılıklı zındıkdır, din düşmânıdır. Elbette ki, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) gibi Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarına düşmândır. (İmâm-ı a’zam kim imiş?) diyen bir kimse, (Se'âdet-i Ebediyye) kitâbının yakılmasını, yok edilmesini elbette ki ister. Çünkü, kendisini İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinden üstün görüyor. Dolayısıyla böyle olan bir kimse, Ehl-i sünnete ve Ehli sünneti anlatan kitâblara elbette düşmân olacak.
|
|
Bir kimsenin îmânla ölüp ölmediği nasıl anlaşılır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 17 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 188 |
| Toplam İndirme | : | 35 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Îmânla ölen kimsenin rûhu mütebessim olur. Ruh bedenden ayrıldıktan sonra bile, bedeni yumuşak olur. Mütebessim çehre ve vücûd yıkandıkça da vücud ha bire sararır ifâdesi geçiyor. Bunlar îmân alâmetidir. Ama gözleri yuvasından çıkacak gibi, ağzından hırıltı ve salyalar çıkıyorsa, yüzü simsiyah bir renk almış ise, bunlar da şekâvet [îmânsızlık] alâmetidir. Ânî ölümler sebebi ile simsiyah olabilir, ama îmânlı gitti ise bu açılır. O anda kanın sıkışması sebebi ile vücudda öyle bir morarma meydana gelmiş olsa bile, sonradan bu açılabilir. Bu alâmetler bildirilmiş ama, bir kimsenin îmânlı gidip gitmediği hakkında da kesin hüküm verilemez. Çünkü bir hadîs-i şerîf var, (Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz). Adam ömründe namâz kılmadı ise, ömründe oruç tutmadı ise, dinle alâkası yok ise, bu kimsenin îmânla gitmesi çok zordur. Ama namâzını kılıyor, itikâdı düzgün, elinden geldiği kadar harâmlardan sakınıyor, kul hakkına riâyet ediyor ise, (Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz) hadîs-i şerîfi mûcibince, bu kimse inşâallahü teâlâ îmânını kurtarır ve îmânlı olarak âhirete inkikal eder.
|
|
Kelime-i şehâdetin doğru olarak okunuşu nasıldır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 01 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 58 |
| Toplam İndirme | : | 31 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
(Eşhedü en lâilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resûlüh).
|
|
Zerre kadar îmânı olanın da Cennete gireceği söyleniyor. Bunu açıklar mısınız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 09 / 02 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 115 |
| Toplam İndirme | : | 38 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Zerre kadar îmândan murâd, îmân edilmesi, inanılması lâzım olan şeyleri, o îmânı muhâfaza etmektir. Kalbinde mevcûddur, küfre girmemiştir. Elbette zerre kadar îmânı olan Cennete girecektir.
|
|
Bazen radyoda veyâ televizyonda bi-edeb veyâ Ehl-i sünnete aykırı şekilde konuşanlar oluyor. Ben de kapattırıyorum. Günâha girer miyim?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 02 / 02 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 82 |
| Toplam İndirme | : | 37 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Günâha girilmez.
|
|
Îsâ aleyhisselâmın dîni, hıristiyanlık mı idi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 17 / 01 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 68 |
| Toplam İndirme | : | 30 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Hayır. Âdem aleyhisselâmdan itibâren getirilen dinlerin hepsinin ismi, İslâmiyyetdir. Hırıstiyanlık Îsevîlikten, yahûdîlik de Mûsevîlikten uzaklaşmadır. Hak olan dînin ismini değiştirdiler, hırıstiyanlık hâline getirdiler. Bir alâkaları da kalmadı.
|
|
Ehl-i sünneti bozmak için uğraşanları deşifre etmeniz mümkün müdür?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 22 / 12 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 79 |
| Toplam İndirme | : | 33 |
| Toplam Paylaşım | : | 3 |
Hangibiri deşifre edilecek ki. Biz, Ehl-i sünnet itikâdını, ana hatları, ölçüleri bildiriyoruz. Nasîbi olan dinler ve onların Ehl-i sünnet olmadığını çok güzel bir şekilde anlar ve defterinden siler. Onları dinlemez ve kitâblarını da alıp, okumaz.
|
|
Ehl-i sünnet itikâdında bir tanıdığımız var. Ama kimseye yardım etmiyor. Bu doğru bir şey midir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 24 / 10 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 96 |
| Toplam İndirme | : | 49 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Kimseye yardım etmiyordan maksad, evine getirdiği herşeyi komşularıyla paylaşmıyor, kimseye yedirmiyor, içirmiyorsa, onun gücü yetmiyorsa, buna mecbûr değildir. Bir kimse, Allahü teâlâ kendisine nisâb miktarı ve daha fazlası zenginlik vermişse, bu kimse de zekâtını, sadaka-i fıtrasını vermiş, kurbanını kesmiş ve kazancına bağlı olarak da çoluk çocuğunun nafakasını ona göre yapmış ise, bu kimse cömertdir. (Biz daha onun bir çorbasını bile içmedik, ne cömerti) denmez. Bir kimsenin itikâdı Ehl-i sünnetdir, beş vakt namâzını kılıyordur, ama hiç kimseye yardım edemiyordur, [gücü yetmiyor, ulaşamıyor] belki de sadece duâ ediyordur. Onun için sû’i zan etmemeli etmemelidir. Mecbûr değildir. Bizimde bilmediğimiz derdleri vardır. Niye kötü düşünüyoruz?
|
|
Karşımızdaki bir insanın itikâdını, hangi kitâbları okuduğunu sormakla öğrenebilir miyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 22 / 07 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 187 |
| Toplam İndirme | : | 57 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Tabiî. Neye meylli ise, neye muhabbeti varsa, kimlerin düşüncesini, inanışını kabul etmiş ise, onu söyler. Seyyid Kutbu, Mevdûdîyi... oku derse, mezhebsiz olduğu anlaşılır.
|
|
Kâfir çocukları ve kendilerine davet ulaşmamış kâfirlerin yok olması mı, yoksa, Cehenneme girmeleri mi evladır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 26 / 04 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 57 |
| Toplam İndirme | : | 41 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri buna da cevâb veriyor. (Zaten yokdu, varlığı ve yokluğu önemli değil ki). O şahıs için, Cehenneme gidip de sonsuz azab çekeceğine, yok olması daha hayrlıdır. Çünkü Cehenneme gidecek olan kâfirler bile, hayvanların orada yok edildiklerini görünce, 'Keşke biz de toprak olsaydık, yok edilseydik' temennîsinde bulunacaklar. Çünkü inkârlarının karşılığı olarak sonsuz azab söz konusudur.
|
|
Okuduğum bir kitâbda, kâfir çocuklarının Cennete gideceği yazılı. Bu konuda bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 26 / 04 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 65 |
| Toplam İndirme | : | 44 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri, (Cennet îmânın karşılığı, Cehennem de inkârın karşılığıdır). Bu çocuklarda îmân yok ki Cennenete gitsin, inkâr da yok ki Cehenneme gitsin. Bunlar davetle karşı karşıya gelmedi. Davet olacak, kabul veya red olacak. Kabul îmân, red de inkârdır. Böyle bir durum söz konusu olmadığı için, bunlar Cennet veya Cehenneme gitmezler, mahşer günü birbirlerinden haklarını alırlar ve yok edilirler. Bu İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerinin ictihâdıdır. Okuduğunuz kitâbda olduğu gibi, bu ictihâdlardan bir tanesi isâbet edecektir. Bir çok konuda ictihâd var, biz İmâm-ı Rabbânî hazretlerininkini naklediyoruz.
|
|
2015 yılında hazret-i Mehdî gelecekmiş. Bu doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 09 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 100 |
| Toplam İndirme | : | 42 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
2012 de de kıyâmet kopacaktı. Kıyâmet için belli alâmetler bildirilmiştir. Daha hazret-i Mehdî gelecek, Îsâ “aleyhisselâm” inecek.
Daha hazret-i Mehdînin gelmesine, İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerinin bildirdiğine göre 500 seneden fazla var.
|
|
Alevi kökenliydim, itikadımı düzelttim, hanefi mezhebi ile başladım, bu doğru mu oluyor?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 89 |
| Toplam İndirme | : | 79 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Alevilikle alakalı bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 93 |
| Toplam İndirme | : | 48 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Bediüzzaman hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 180 |
| Toplam İndirme | : | 92 |
| Toplam Paylaşım | : | 2 |
|
|
Bir kimse iman ediyor ama amelde gevşek, buna ne denir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 77 |
| Toplam İndirme | : | 45 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Bizim burada Eshabı kirama ve ehli beyte dil uzatıyorlar, bu konuda bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 64 |
| Toplam İndirme | : | 48 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Bulüga eren bir kişi nasıl iman edecek?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 78 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Diğer dinlere inananlar da cennete girecek mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 66 |
| Toplam İndirme | : | 50 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Dinimizde nurcudur, süleymancıdır... böyle bir şey söz konusu mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 105 |
| Toplam İndirme | : | 45 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
|
|
Ehli beyt imamları masum mu?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 65 |
| Toplam İndirme | : | 74 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Ehli beyt imamların hepsini sevmemiz lazım mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 66 |
| Toplam İndirme | : | 39 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Ehli sünnet olup olmadığı bilinmeyen fakat alim denilen bir zata uymak caiz midir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 74 |
| Toplam İndirme | : | 44 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Elmalılı Hamdi Yazırla ilgili bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 100 |
| Toplam İndirme | : | 43 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
|
|
En kıymetli nimet iman olduğuna göre, bunu korumak için ne yapmalıyız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 67 |
| Toplam İndirme | : | 46 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Farabi ve İbni Sina evliya mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 78 |
| Toplam İndirme | : | 45 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Hazreti Mehdi doğmuş, beş yaşında da kaybolmuş diyenler var, bunlar doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 186 |
| Toplam İndirme | : | 49 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Hazreti Osman ırkçı mıdır(1) ?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 56 |
| Toplam İndirme | : | 70 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Hazreti Osman ırkçı mıdır(2) ?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 56 |
| Toplam İndirme | : | 70 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Hep islam alimlerinden nakil yapıyorsunuz, önceki alimlerinin zamanı geçmedi mi, bugün bunları yorumlamak gerekmez mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 72 |
| Toplam İndirme | : | 73 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Ilımlı islam diye bir şey var mı, bu ne demektir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 64 |
| Toplam İndirme | : | 41 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
İmamı Muhammed Maturidi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 65 |
| Toplam İndirme | : | 38 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
İtikadda ihtiyatlı davranmak diye birşey var mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 67 |
| Toplam İndirme | : | 41 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Kaza borcumu öderken abdestimin sahih olmadığı zamanlar oldu, sayısını hatırlayamıyorum, ne yapmam lazım?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 68 |
| Toplam İndirme | : | 39 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Kendisine şeyh denilen biri ve etrafındakiler, hayvansal gıda yememek suretiyle oruç tutuyorlarmış, ibadet yapıyorlarmış, bu konuda bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 63 |
| Toplam İndirme | : | 51 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Mezheblere inanmayanlar oluyor, nasihat verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 63 |
| Toplam İndirme | : | 39 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Niye itikadda mezhebimizin iki imamı olan Maturidi ve Eşari var, iman da bir farklılık mı var?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 66 |
| Toplam İndirme | : | 45 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Oniki imam ve Kerbela hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 71 |
| Toplam İndirme | : | 49 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Şu kitabı okumak suretiyle biz imanımızı kurtarabilir miyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 75 |
| Toplam İndirme | : | 45 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Tebliği cemaat ismi altındakiler hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 71 |
| Toplam İndirme | : | 68 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Tevbe aldırmak hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 67 |
| Toplam İndirme | : | 72 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Toplantılarda dini konular anlatılırken hristiyanlığı ve yahudiliği övüyorlar, bu konuda bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 73 |
| Toplam İndirme | : | 43 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Ehl-i sünnet olmanın alâmeti nedir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 75 |
| Toplam İndirme | : | 85 |
| Toplam Paylaşım | : | 3 |
Bir kimsenin Ehl-i sünnet olduğunu anlamak için, eğer hayatta ise konuşmalarına bakılır. Eğer bu kimse hayatta değilse, bir kitâb falan yazdıysa kitâblarına bakılır. Ehl-i sünnetim diyor, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarından nakiller yapıyor ve onları büyük biliyor, onlara ittibâ’ ediyorsa, onları üstâd kabul ediyorsa Ehl-i sünnetdir. Yok, kendi kafasına göre yazıyor, açıklıyor, kendi yorumlarını din diye anlatıyorsa, Ehl-i sünnetle bir alâkası olmamıştır.
Bir kimse durup dururken âlim olmaz. Mutlaka bir üstâdı, bir rehberi olması lâzımdır. Rehberi olmayanlar şeytanın yolundadır. Nefsi ve kendi aklını ön plâna çıkarır, kendi düşüncelerini din diye anlatmaya başlar. Dolayısıyla böyle kimselerin nerede, ne şekilde ayağının kayacağını, Ehl-i sünnet itikâdında ne kadar kalabileceğini tahmin etmek çok zordur. Ayağı kayar, mezhebsiz olur, itikâdı bozulur gider. Onun için böyle durumlarda Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâbları okunur, sonra kitâb yayınlayan kimsenin kitâblarına bakılır. Onlara uyuyorsa ne âlâ, uymuyorsa beş para etmez.
Âlim, talebesi ile belli olur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin yetiştirdiği talebelerinin içerisinde, Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi aleyh” hazretlerinin yayınladığı (Tâm ilmihâl Se’âdet-i Ebediyye) var. Bu zât daha önsözünde diyor ki, (Bu kitâbın içerisindeki bilgilerin hepsini üstâdım Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinden dinledim. Hocamın bize anlattığı ve bildirdiği o kaynakları arayıp bulmak, o kaynaklardan nakiller yaparak insanlar mutmain olsun diye ömrümü harcadım) buyuruyorlar.
|