Bu sitedeki bilgilerin alındığı
kaynak Hakikat Kitabevi'dir



Dini sualleriniz için


İslâm Ahlâkı

Çeşitli Bilgiler
İnsanları yüzlerine karşı övmek, mesela ne kadar şıksın, güzelsin demek, doğru mudur?
Eklenme Tarihi:27 / 04 / 2012
Toplam Dinleme: 165
Toplam İndirme: 5
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Onlarda olmayan sıfatları söylemek olmaz. Çok iyi görünüyorsun, çok şıksın demenin mahzuru yok. Ona moral vermek bâbında ise, mahzuru yok.
Maaşlı olarak çalışıyoruz. İnsanlara hizmet ettiğimizde insanlar memnun oluyor ve Allah razı olsun diyorlar. Bunun bir mahzuru var mı?
Eklenme Tarihi:27 / 04 / 2012
Toplam Dinleme: 111
Toplam İndirme: 4
Toplam Paylaşım: 1
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Bir kimse lokanta açsa, ücretli olarak da yemek verse, yine sevab kazanır. Bir hizmet görüyor.
Peygamber efendimizin ism-i şerifi geçince tazim bildiren kelime kullanmalıyız. Peki diğer peygamberlerin ismi geçince de tazim bildiren kelime kullanacak mıyız?
Eklenme Tarihi:27 / 04 / 2012
Toplam Dinleme: 92
Toplam İndirme: 7
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Tabii. (Hazret) kelimesini, (Aleyhisselâtü vesselâm)ı söyleyeceğiz. Edebdir. Bi-edeb olanın Allahü teâlâya kavuşması mümkün olmaz.
Evden çıkarken sol ayakla mı çıkılır?
Eklenme Tarihi:25 / 04 / 2012
Toplam Dinleme: 91
Toplam İndirme: 3
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Evet, sol ayakla çıkılır, sağ ayakkabı giyilir.
Kinin tarifi nedir?
Eklenme Tarihi:17 / 12 / 2011
Toplam Dinleme: 57
Toplam İndirme: 10
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Nefs îmân edince bu buğz olur.
Bize birisi bir şey söyledi, biz de ona kırıldık ve bir şey söyledik. Bu durumda ne olur?
Eklenme Tarihi:12 / 12 / 2011
Toplam Dinleme: 26
Toplam İndirme: 7
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Susmak daha iyidir. Ama cevap verirken de sınırı geçmemelidir. Yaptığına karşılık verilmesine izin verilmiş, o kadar. Onun dışına geçerse, tam tersine dönebilir.
Hüccet-ül-islâm ilmihâlinde, eve sol ayakla girip, sağ ayakla çıkılacağı yazıyor. Bu konuda bilgi alabilir miyiz?
Eklenme Tarihi:23 / 11 / 2011
Toplam Dinleme: 30
Toplam İndirme: 11
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Hüccet-ül-islâm ilmihâli, (İslâm Ahâkı) kitâbının içerisinde, üçüncü kitâb olarak konmuştur. Daha önce Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, onu müstakil olarak yayınlamışlardı. O Hüccet-ül-islâm ilmihâli kısmında yine bu böyle zikrediliyor. Çünkü kitâbın orjinalinde Süleymân bin Cezâ hazretleri o kavli almış. Onun kavline müdâhale edilmez. Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” öbür kitâblarda bildirilen kavli esas almıştır. Yanî câmi'ye girer gibi, sağ ayakla girer, sol ayakla çıkarız. Ev de aynı mescid hükmünde olduğu için, sol ayakla çıkar, ama önce sağ ayakkabıyı gireriz.
Tasavvufdan murâd nedir?
Eklenme Tarihi:12 / 10 / 2011
Toplam Dinleme: 34
Toplam İndirme: 17
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Tasavvuf hâl ilmidir. Tasavvuf bilgilerine tarîkat denmiş. Fıkıh bilgilerine de mezheb denmiş. Mezheb de, tarîkat da arabca bir kelimedir. İkisi de gidilen yol manâsındadır. Tasavvuf büyükleri insanlara emirleri severek yaptırmışlar, yasaklardan da nefret ettirerek uzaklaştırmışlar. İkisinin de yaptığı aynıdır. Tarîkatdan murâd, bir kimsenin itikâd bilgilerini düzeltmesi, ondan sonra fıkh bilgilerinin ona sevdirerek yaptırılmasıdır. Bir kimsenin itikâdı bozuksa, kelime-i tevhîdi söyleyince, onda olağanüstü hâller vukû bulur. O da onu Cehenneme götürür. Çünkü Kelime-i tevhîdin hâtırına o hâle kavuşur.
Bir kimse haklı olduğu halde sussa, mükâfâtı ne olur?
Eklenme Tarihi:04 / 10 / 2011
Toplam Dinleme: 44
Toplam İndirme: 20
Toplam Paylaşım: 7
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Haklı olduğu hâlde susan bir kimseye Cennetde bir köşk vad' ediliyor. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” (Kefîli de benim) buyuruyor.
Ayakta pantalon giyilir mi?
Eklenme Tarihi:08 / 07 / 2011
Toplam Dinleme: 127
Toplam İndirme: 23
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Süleymân bin Ceza hazretlerinin (Ey oğul) ilm-i hâli var. (İslâm Ahlâkı) kitâbının üçünü kısmında Süleymân bin Ceza hazretleri, (Sabahleyin yatağından kalkarken..) diye bir başlıyor. Orada (Oturduğun yerde ve giymeye sağ taraftan başla) buyuruyorlar. Çıkarırken sol taraftan, buyuruluyor.
Yiyecekler için, (Çok iğrenç) tâbirini kullanmak uygun mudur?
Eklenme Tarihi:25 / 05 / 2011
Toplam Dinleme: 37
Toplam İndirme: 17
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Malesef dilimizi iyice kısırlaştırdılar. Bir kelime ile çok şey ifâde etme durumuna düşürdüler. Osmânlıca zengin bir dildi. Arabça, farsça ve çeşitli dillerden destek alıyordu. Dolayısıyla kelime hazinesi geniş. Birisi, beğenmediği şeye (iğrenç) diyor. Hâlbuki (iğrenç) burada kullanılmaz. Hele Allahü teâlânın yiyeceklerinde hiç kullanılmaz. Başka kelime bilinmiyor. (Lezzetsiz veyâ damak tadıma uygun değil) denemiyor. Böyle söylemek uygun değildir.
Tefekkür etmek istiyorum, bir türlü edemiyorum. Sebebi ne olabilir?
Eklenme Tarihi:06 / 04 / 2011
Toplam Dinleme: 94
Toplam İndirme: 25
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Tefekkür, Allahü teâlânın yarattıklarını düşünerek ibret almaktır. Yanî, bir ağaca, nehire, gökyüzüne bakıldığı zamân, cenâb-ı Hakkın kudretini temâşâ etmek ve kendi âcizliğini anlamaktır. Tefekkürden murâd budur. Yoksa, hindi gibi düşünmek değildir. Baktığımdan ibret alamıyorum, kendime pay çıkaramıyorum diyorsanız, o zamân kalb kararmış demektir. Sonra tövbe istigfâra devâm edeceksiniz. Geceleri kalkıp istigfâra devâm edecek, ağlayamasanız bile kendinizi ağlatacaksınız. Sadaka vermeye, islâm âlimlerinin, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını dağıtmaya devâm edeceksiniz. O zamân önünüzdeki zulmet perdeleri kalkar. Ağznıza girene ve çıkana dikkat edecek, yalan söylemeyecek, gıybet etmeyecek, harâm lokma yemeyeceksiniz. Bunlara devâm etmek sûretiyle, imâm-ı Rabbânî hazretlerinin (Mektûbat)ını da her gece okuyacaksınız. Böylece o kitâbı okudukça kalbinize nûr gelir. Kalbinizdeki zulmet, karanlık, yavaş yavaş aydınlığa doğru açılmaya başlar. İşte o zamân da, baktığınız şeye ibretle bakar, ölümü düşünürsünüz. Tefekkürden murâd ne ise, hepsi hâsıl olur.
Gayr-i müslimlerin olduğu bir yerde bulunan bir müslümânın, onlarla münasebeti nasıl olmalıdır?
Eklenme Tarihi:06 / 03 / 2011
Toplam Dinleme: 100
Toplam İndirme: 25
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

İslâm âlimleri kitâblarına islâmiyyetin emir ve yasaklarını yazmışlar. Bunları nasıl tatbik edileceğini Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” bizzat yaşayarak göstermişler. Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvân” efendilerimiz, Peygamber efendimizden “aleyhissalâtü vesselâm” görerek tatbik etmişler. Sonraki nesiller de bir müslümâna da, bir gayr-i müslime de aynı şekilde muâmele etmişler. Müslümâna zulm etmemek lâzım olduğu gibi, gayr-i müslime de zulm etmemişler. Ama kâfirlerin inanışlarını sevmemişler. Açsa doyurmuşlar, çıplaksa giydirmişler. Kâfir hakkı da önemlidir, çok dikkat etmek lâzımdır.
Kur'ân-ı kerîm okusam da, namâz kılsam da, hayır, hasenât yapsam da, kendimi makbûl bir kimse olarak göremiyorum. Bu hâl iyi midir?
Eklenme Tarihi:29 / 11 / 2010
Toplam Dinleme: 57
Toplam İndirme: 60
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretlerine de, bir talebesi arz etmiş. (Namâz kıldığım zamân kendimi iyi hissediyorum. Ama namâzın birisi kazaya kaldığı zamân, [tabiî, dînin bildirdiği bir özür sebebi ile] kendimi perişân, mahv olmuş biliyorum). İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri, (İkinci hâlin güzel) buyuruyorlar. Çünkü birinci hâl insanı kibre götürür. Kibir ise, felâkettir. Allahü teâlâ diğer günâhlara sıfatlarıyla düşmândır, kibirliye zâtıyla düşmândır. Onun için de hadîs-i kudsîde,(Kibriyâ, üstünlük bana âiddir. Bu konuda bana ortak olmak isteyeni yakarım) buyuruluyor. Zevk alma meselesine gelince, cenâb-ı Hak'la biz pazarlık hâlinde değiliz. İbâdetleri yapmaya devâm etmeli, fakat kabûle şâyan görmemelidir. Cenâb-ı Hakkın ihsânı olduğunu bilmelidir.
Bizim buralarda [Adanada] kardeşe, hanımına bile, (oğlum) diyorlar. Bunun bir mahzûru var mıdır?
Eklenme Tarihi:17 / 10 / 2010
Toplam Dinleme: 67
Toplam İndirme: 36
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Mahzûru olmaz. Meselâ islâm âlimleri de kitâplarında (Ey oğul) diye kullanmışlardır. Bu, bir yerde iltifâtdır.
Yurt dışındayız. Burada ev kirası yardımı veriliyor. Ama belli bir akd yapılıyor, bu akd devlete gösteriliyor. Ev sâhibi bizden kira almıyor. Ben yine bu yardımı alayım mı?
Eklenme Tarihi:16 / 10 / 2010
Toplam Dinleme: 70
Toplam İndirme: 68
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Kanûna uygun değil. Bu, Türkiyede de olsa, Almanyada da olsa fark etmez. Çünkü müslümân, bulunduğu ülkenin kanûnlarına uyar, suç işlemez. Dînin emrlerine uyar, günâh işlemez. Ama, kirâda oturan herkese diye verilseydi, kontrat istemeseydi, ev sâhibi kirâ almıyor, ama kirâcısınız. Bu kurtarır. Araştırırsınız, ev sâhibi ile de görüşürsünüz. Eğer kanûnen de, kendileri için herhangi bir problem söz konusu değil ise, o zamân devletin kendi vatandaşlarına, kirâda oturan, ev sâhibi olmayanlara, yapmış olduğu yardım gibi düşünülür. Dolayısıyla almanızda herhangi bir mahzûr olmaz.
Anneme, kardeşlerime karşı davranışları sebebiyle soğuk davranıyorum. Yaptığım yanlış mıdır? Ne yapabilirim?
Eklenme Tarihi:18 / 09 / 2010
Toplam Dinleme: 67
Toplam İndirme: 34
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Bu, insanın elinde değildir. O zamânla olur. İstigfâra devâm edin. Netice itibâriyle annedir, kardeştir. Allahü teâlâ herkesin yaptığının karşılığını verecektir. Unutmamalıdır.
İnsanların arasına girince Rabbimden uzak oluyorum. Yalnız kalınca daha yakın hissediyorum. Acabâ yediklerimizden midir, şüpheli midir?
Eklenme Tarihi:07 / 09 / 2010
Toplam Dinleme: 80
Toplam İndirme: 42
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Değil. İnsanlar çoğunluk itibâriyle, âhir zamân olduğu için ve kıyâmet de yaklaştığı için, bir araya gelindiği zamân Allahü teâlâdan bahsedilmiyor. Dünyâlıklardan bahsediliyor. Dolayısıyla Allahü teâlâyı hâtırlayamıyorsun. Zulmet çöküyor. İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri gibi âlimler “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” buyuruyorlar ki, (İhtiyâç kadar insanların arasında kalmalı). Yani uzun uzadıya değil. Çâresi budur.
Komşum çok sıkıntı veriyor, ne yapmalıyım?
Eklenme Tarihi:29 / 06 / 2010
Toplam Dinleme: 71
Toplam İndirme: 35
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Kitaplarda anlatılırken buyuruluyor ki, komşuluk önemli bir konu, müslüman komşunun hakkını gözetmeli, eziyet, zulüm ve rahatsızlık etmemeli. Komşunun kendi ihtiyârı dışında meselâ küçük çocukların yaramazlığından ötürü gelen sıkıntılar varsa bunlara sabretmeli. Hem komşuna eziyet etmiyecek, hemde karşı taraftan gelecek sıkıntıya da sabredilecek. Eğer komşunun sıkıntısı fazla ise istiğfara devam etmeli, Allahü teâla Kur’ân-ı kerimde ‘’istiğfar ederseniz imdadınıza yetişirim’’ buyuruyor. İstiğfara devam eder, sadaka verir, dua edersek Cenâbı Hak o derdimizi bizim rahatlıyacağımız şekilde hâl eder.
(Merhamet edene, merhamet edilmez) sözü doğru mudur?
Eklenme Tarihi:10 / 06 / 2010
Toplam Dinleme: 64
Toplam İndirme: 31
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Tam tersidir. (Merhamet edin ki, merhamete kavuşasınız) buyruluyor. (Merhamet edene, merhamet edilmez) sözü, tamâmen câhil sözüdür. Burada egoistlik, enâniyyet [benlik] vardır. Elbette acıyacağız ki, Allahü teâlâ bize merhamet etsin. Bu sözü, belki de din düşmanları, müslümanlar arasındaki yardıma mâni' olmak için kasdlı olarak uydurmuştur.
Genç yaşta kaybettiğimiz yakınlarımız için ağlayınca, (Üzülme, acıma, sen de acınacak hâle düşersin) diyorlar, bu durumda ne yapmalıyız, üzülemez miyiz?
Eklenme Tarihi:24 / 04 / 2010
Toplam Dinleme: 69
Toplam İndirme: 46
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Bu söz çok yanlıştır. Mü'min elbette ki hüzünlenir, ağlar. Zaten kalbinde merhamet olan bunu yapar. Merhametsiz olan taş gibidir. Bu cahil sözüdür. Hadîs-i şerîfde bunun tam tersi buyruluyor, (Merhamet ederseniz, merhamet bulursunuz).
Alacağımı isteyemiyorum, bu zillet mi olur, bir de vakarlı olmak nasıl olur, anlatabilir misiniz?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 82
Toplam İndirme: 75
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Amcamla babam arasında problem olmuş, bize küstüler, barışmak istemiyor, zorlamak gerekir mi?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 54
Toplam İndirme: 36
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Bir şey giyerken ne taraftan başlayacağız?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 66
Toplam İndirme: 32
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Borcumdan kurtulursam, adak mı yoksa kurban mı keseceğim dediğimi net hatırlamıyorum, ne yapmam gerekir?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 55
Toplam İndirme: 36
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Dağa gittiğimiz zaman ya Rabbi ne kadar heybetlisin diye düşünüyoruz, bu uygun mudur?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 61
Toplam İndirme: 69
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Dini konuların dışında, bana göre demek uygun mudur?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 74
Toplam İndirme: 72
Toplam Paylaşım: 1
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Efendimli konuştuğumuzda (niye efendim diyorsun), diyorlar, bu konuda neler söylersiniz (1)?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 82
Toplam İndirme: 41
Toplam Paylaşım: 1
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Efendimli konuştuğumuzda (niye efendim diyorsun), diyorlar, bu konuda neler söylersiniz (2)?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 71
Toplam İndirme: 40
Toplam Paylaşım: 1
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Hanımın takıları kayboldu, komşularım yaptı diye zannediyorum, bu durumda nasıl hareket etmemiz uygundur?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 59
Toplam İndirme: 39
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Kedilere kırıntılar veriyorum, bazıları beni ayıplıyor, ne yapmalıyım?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 68
Toplam İndirme: 39
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Kızdığımız zaman, anasını sattığımın, ifadesini söylemenin mahsuru var mıdır?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 91
Toplam İndirme: 72
Toplam Paylaşım: 2
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Tekebbür, tevazü ve temellük ne demektir?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 60
Toplam İndirme: 63
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş
Sıkıntımız olduğu zaman birisine anlatıyoruz, bu şikâyet olur mu?
Eklenme Tarihi:07 / 02 / 2010
Toplam Dinleme: 60
Toplam İndirme: 38
Toplam Paylaşım: 0
Adınız Soyadınız :
E-posta adresiniz :
Arkadaşınızın E-posta adresi :
Notunuz :
Dinle İndir Arkadaşına
Gönder
Facebook'da
Paylaş
Twitter'da
Paylaş

Anlatmamız bizim derdimize devâ olacaksa şikâyet olmaz. Her önüne gelene de anlatılırsa sabır değil, sabırsızlık olur. Eğer Allahü teâlânın verdiği sıkıntılara, hastalıklara sabredersek, onun ecrini verecektir.

Ziyaretçi Defteri | İletişim | Lüzumlu Linkler

İslam ve Toplum(2008 - 2012) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriğinde yayınlanan her türlü yazıdan, görüntülü ve/veya sesli kayıttan Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, bu sitedeki bilgiler link olarak verilebilir, internette paylaşılabilir, ancak eser (telif hakkı) sahibinin izni olmaksızın basılı eser haline getirilemez.


www.huzurpinari.com | www.sevgilipeygamberim.com | www.serenityfountain.org | www.cocukpinari.com
free web counter