Bu sitedeki bilgilerin alındığı kaynak Hakikat Kitabevi'dir
|
|
Çevremizde bidat ehli kimselerde olağan üstü haller görüyoruz. Fakat itikadı düzgün olan kimselerde böyle haller görünmüyor. Bunun sebebi nedir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 13 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 76 |
| Toplam İndirme | : | 7 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bidat ehli bir kimsede istidrac olarak olağanüstü haller meydana gelir. O da onu Cehenneme götürür. Maksat, bilinmeyen şeyleri bilmek, görülmeyen şeyleri görmek, havada uçmak, denizin üstünde gitmek değildir. Keramet bu değildir. Keramet, ölü kalbi diriltmektir. Yolun esası sünnet-i seniyyeye ittiba etmektir.
|
|
Bir komşumuz var. Bu, Evliyânın herşeyi yapacağına inanmıyor. Bu konuda neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 16 / 06 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 95 |
| Toplam İndirme | : | 18 |
| Toplam Paylaşım | : | 4 |
Evliyâ herşeyi yapamaz. Evliyâ yaratıcı değildir. Peygamberlerde herşeyi yapamaz, yaratıcı değildir. Peygamberler de, Evliyâ da vâsıtadır, sebebdir. Evliyânın kerâmetine inanmıyor, Allahü teâlânın onların üstünden yarattığına inanmıyorsa, itikâdı bozuk demektir. Zaten, Ehl-i sünnet itikâdında olan Evliyâ, Allahü teâlânın sevgilisi olur. Ehl-i sünnet itikâdında olmayan bir kimse Evliyâ olamaz. Bu mümkün değildir. Yani yetmişiki bid’at fırkasında bir din büyüğü, bir Evliyâ yok. İtikâdı düzgün olduktan sonra da, ameli düzgün olması lâzımdır ve bunları Allah rızâsı için yapmalıdır. Sonra, bir de rehberi, üstâdı olması lâzımdır. O üstâdının da hocaları, Peygamber efendimize kadar, silsilesi belli olmadı lâzımdır ki, Evliyâ olsun. Allahü teâlâ âdetini bozarak, bunların hâtırı ve hurmetine yaratır. Buna da kerâmet denir. Allahü teâlâ onlara tasarruf gücü vermiştir. Cenâb-ı Hak izin verirse kullanırlar. Yoksa, Allahü teâlâdan başka yaratıcı yoktur. Ehl-i sünnet itikâdındaki bir müslümân da böyle düşünür, böyle itikâd eder. Ehl-i sünnet itikâdının bildirdiği şekilde Evliyâyı kabûl etmiyor, red ediyorsa, böyle bir kimseyle arkadaşlık devâm ettirilmez. Mesâfeli olmalıdır.
|
|
Sabî olan çocukta olağanüstü bir hâl meydana gelebilir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 17 / 05 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 33 |
| Toplam İndirme | : | 20 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Gelebilir. Meselâ bir şey anlatıverir, bir saât sonra çocuğun anlattığının aynısı zuhûr etmiştir. Sabî olduğu için ona ihsân edilmiştir. Bu, cenâb-ı Hakkın kudretidir. Çocukla alâkası yoktur. Çocuk sadece vâsıta oldu, yaratan Allahü teâlâdır.
|
|
Himmet istemek var mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 12 / 12 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 106 |
| Toplam İndirme | : | 79 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Himmet yâ Abdülkâdir-i Geylânî! veyâ himmet yâ imâm- Buhârî gibi ifâde kullanmanın herhangi bir mahzuru söz konusu değildir. Buradaki murâd, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini, Şâh-ı Nakşibend Behâüddîn-i Buhârî hazretlerini, imâm-ı Rabbânî hazretlerini, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini, Ahmed Yesevî hazretlerini vesîle ediyoruz. Onların himmetini, yardımını taleb ediyoruz. Allahü teâlâ onlara izin verir ve o izin sebebi ile Allahü teâlâ yardım ediyor. Onların duâsı, bereketiyle olur. Fakat, onlardan himmet isteyebilmek için, hiç olmazda onların buyurdukları şekilde rotamız düzgün olmalıdır. Cenâb-ı Hak müsâde ederlerse yaparlar. Cenâb-ı Hakkın rızâsı olmayan birşeye, onlar zaten izin veremez, yetkileri yok. Önce şartlarına uyulur, elden gelen gayret sarf edilerek sebeplere yapışılır, ondan sonra da Allahü teâlânın sevdikleri vesîle edilerek, Allahü teâlâdan yardım taleb edilir.
|
|
Bir komşumuz var. Bu, Evliyânın herşeyi yapacağına inanmıyor. Bu konuda neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 13 / 10 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 63 |
| Toplam İndirme | : | 48 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Evliyâ herşeyi yapamaz. Evliyâ yaratıcı değildir. Peygamberlerde herşeyi yapamaz, yaratıcı değildir. Peygamberler de, Evliyâ da vâsıtadır, sebebdir. Evliyânın kerâmetine inanmıyor, Allahü teâlânın onların üstünden yarattığına inanmıyorsa, itikâdı bozuk demektir. Zaten, Ehl-i sünnet itikâdında olan Evliyâ, Allahü teâlânın sevgilisi olur. Ehl-i sünnet itikâdında olmayan bir kimse Evliyâ olamaz. Bu mümkün değildir. Yani yetmişiki bid’at fırkasında bir din büyüğü, bir Evliyâ yok. İtikâdı düzgün olduktan sonra da, ameli düzgün olması lâzımdır ve bunları Allah rızâsı için yapmalıdır. Sonra, bir de rehberi, üstâdı olması lâzımdır. O üstâdının da hocaları, Peygamber efendimize kadar, silsilesi belli olmadı lâzımdır ki, Evliyâ olsun. Allahü teâlâ âdetini bozarak, bunların hâtırı ve hurmetine yaratır. Buna da kerâmet denir. Allahü teâlâ onlara tasarruf gücü vermiştir. Cenâb-ı Hak izin verirse kullanırlar. Yoksa, Allahü teâlâdan başka yaratıcı yoktur. Ehl-i sünnet itikâdındaki bir müslümân da böyle düşünür, böyle itikâd eder. Ehl-i sünnet itikâdının bildirdiği şekilde Evliyâyı kabûl etmiyor, red ediyorsa, böyle bir kimseyle arkadaşlık devâm ettirilmez. Mesâfeli olmalıdır.
|
|
Askerin, korunmak için muska takması uygun mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 02 / 05 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 88 |
| Toplam İndirme | : | 100 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Takılır. Sihirden, büyüden, nazardan (âyât-ı hırz)ı ve cin mektûbunu taşımak korur. Belli bir muhâfazası vardır ama Allahü teâlânın takdirini hiçbir şey geçemez.
|
|
|