|
Hüseyin Hilmi efendi "rahmetullahi teala aleyh" hayattayken itiraz eden insanlar, onu görmediler mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 21 / 05 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 27 |
| Toplam İndirme | : | 2 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Gördüler. İstanbulda, Fatihde, Müstekimzadede komşuları da vardı. Hatta eczaneleri de vardı. Haftada iki gün, pazartesi ve perşembe günleri gider, sokaktakiler görürdü. Çarşamba pazarında alış-veriş yaparken oradaki insanlar görürdü. Hatta o sokağın içerisinde çarşamba günleri pazar kurulurdu. Görmek yetmiyor. Hidâyet cenâb-ı Hakdandır. Meselâ, Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerinin, Hakîkat Kitâbevi vâsıtasıyla dünya gönderdiği kitâplarlardan mektuplar geliyordu. Ama bu zâtla aynı sokakta oturan göremiyordu. Allahü teâlâ Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerine hoca gönderdi. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin rahle-i tedrisinde yetişti. Dört mezhebde de mütehassıs oldu. İlim ve evliyâlıkda yüksek derecelere kavuştu. O gözle bakan istifâde etti. Bu, kıyâmete kadar böyledir.
|
|
İmam-ı Rabbani hazretlerinin müjdelediği talebeleri arasında olmak için ne yapmamız lazım?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 15 / 05 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 161 |
| Toplam İndirme | : | 10 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
(Kıyamete kadar, dünyanın neresinden olursa olsun, babalarının ismine varıncaya kadar, bizi tanıyacak, bizi sevecek olanları ismen sayarız. Bunu övünmek için söylemiyoruz). Biz de bunların içerisine girebiliriz. Zaten okuyoruz. İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretlerini büyük biliyoruz. Bu, cenâb-ı Hakkın büyük bir lütfudur, ihsanıdır.
Meselâ, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbını hazırlayan zât, Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” Fatihde oturuyorlardı. Bizzat hânelerinin bulunduğu sokakta, bu zâtı dışarı çıkarken görenler çoktu. Ama zâhiren bakıyorlar, bir insan oradan çıkıyor, pazara gidiyor. Yazar olarak biliyorlar. Ama öbür taraftan birisi o zâtın kitâplarını okuyor, o zâta muhabbet ediyor, bu zât Ehl-i sünnet itikâdını dünyaya yayıyor, Allahü teâlânın sevdiği bir kuludur gözüyle bakıyor.
Peygamber efendimizi “aleyhissalâtü vesselâm”, hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri gördü, Allahü teâlânın sevdiği kulu, resûlü, dedi. Ona îmân etti, Onu tasdik etti ve malını, canını, her şeyini Onun yolunda fedâ etti. Ebû Cehil de gördü. Peygamber efendimizi “aleyhissalâtü vesselâm”, kendisine nâzil olan âyet-i kerimeleri de okudu, o da duydu. Hatta okudukları hakkında ona sorduklarında, bu insan söz değil dedi. (Peygamberlik benim gibi adama gelmeliydi) diye kavgası vardı. Onunki küfr-i inâdi idi. O red etti, zelil oldu. Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri tasdik etti, aziz oldu.
Tgrt Fm'de İslâm ve Toplum programını dinleyip seven de var, sevmeyen de var. Tercih meselesidir. Allahü teâlâ ezelde Ehl-i sünnet itikâdını, îmânı, İslâmı yaymayı murad ediyor, İhlâsı, Tgrt'yi, Tgrt Fm'i vesile kılıyor. Bu yolun büyüklerinin himmeti ve tasarrufu bunun üzeirndedir. Dolayısyla kalbi temiz olan, Allahü teâlânın ezelde seçtiği, ihsan buyurduğu kullar dinler.
İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretlerinin kitâbını okuyan, Onun bildirdiği yolda olan, Onunla beraber olunur.
|
|
İyi bir Müslüman olmak için nasıl yaşamamız gerekir. Bu konuda bir kitap önerir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 03 / 05 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 93 |
| Toplam İndirme | : | 7 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
(Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbını çok dikkatli bir şekilde, hülasa ederek okumalıdır. Okuyup anlayan âlim olur, tatbik eden de evliyâ olur. Yani, iyi bir müslümân olur. İlâç var.
|
|
Vilayet yolu ve Nübüvvet yolu nedir, arasında fark var mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 01 / 05 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 80 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Evliyâlık yolu iki şekilde geliyor. Birisi hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” vâsıtasıyla, diğeri de hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık “radıyallahü teâlâ anh” vâsıtasıyladır. Birisinin evliyâ olması için bu iki yoldan biri ile kemâle gelmesi gerekir. Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” haretleri ile gelen yolda, hazret-i Hasan ve hazret-i Hüseyin ve Ehl-i beyt imâmları olarak bildirilen oniki imâm, Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri ana trafo olmuşlardır. Nübüvvet yolu, yani hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık “radıyallahü teâlâ anh” vâsıtasıyla geleni var. Vilâyet yolunda yükselenler inzivâya çekiliyorlar, kendilerine bildirilenleri yapıyorlar, kendilerini kurtarıyorlar. Dolayısıyla bunlardaki olağanüstü hâller herkes tarafından müşâhede edilir. İslâmiyyeti yaymak, yerleştirmek bunların vazifeleri değildir. Nübüvvet yolunda yükselenler İslâmiyyeti yaymakla vazifelidirler. Bunlar kerâmete, rüyâlara itibâr etmezler. Vilâyet yolunda gelenler kerâmet ehli, nübüvvet yolunda gelenler mârifet ehlidirler.
|
|
Bir büyüğe mürşide bağlanmak lazım mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 24 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 143 |
| Toplam İndirme | : | 13 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Tabii, rehber olmadan olmaz. Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır sözü kitâplarda mevcut. Meselâ İmam-ı a'zâm ve onun yolunda gelenler bizim rehberimizdir. Ehl-i sünnet âlimleri bizim mürşidimizdir. Meselâ (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında birçok Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâbından nakiller yapılmıştır. O kitâp şu anda bir rehberdir, bir mürşiddir, bir yol gösterici durumundadır. Dolayısıyla bu kitâbı okursak yanlıştan kurtuluruz. Mürşid, irşad eden, yol gösteren, tehlikelerden koruyan demektir.
|
|
Alim olarak bildiğim bir zatı beddua ederken dinledim. Bundan sonra o kişiden soğudum. Alimler beddua eder mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 21 / 04 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 122 |
| Toplam İndirme | : | 10 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Âlim, evliyâ değil o zaman. Türkiye Gazetesinin vermiş olduğu Evliyâlar Ansiklopedisinde, Hakîkat Kitâbevinin yayınlarında âlim ve evliyâların hayatları vardır. Peygamberlerin beddua ettikleri çok nâdirdir. Âlimlerin de beddua ettiği çok nâdirdir. Sizin dediğiniz gibi, birisi damarına basıldığı zaman bağırıp, çağırıyorsa, demek ki bu islâm âlimi değildir. Âlim olsa öyle yapmaz.
|
|
Diyarbakırda metfun bulunan Ahmed Mürşidi hazretlerinin hayatı hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 23 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 62 |
| Toplam İndirme | : | 12 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Türkiye gazetesinin yayınlamış olduğu Evliyâlar Ansiklopedisi var. Bunu temin edebilirsiniz ve oradan okuyabilirsiniz.
|
|
Her kim zamanın imamını [ülül-emrini] tanımadan ölürse, cahiliyet ölümü üzerine ölür diye bir şey okudum. Bu ne demektir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 14 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 110 |
| Toplam İndirme | : | 13 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Kitaplarda var bu. Ulûl emr, [burada kullanıldığı yere göre] ehl-i sünnet âlimi demektir. Ehl-i sünnet âlimlerini tanımayan kimse cahiliyet ölümü ile ölür. Yani küfre düşer. Bunun için biz ısrarla ehl-i sünnet âlimleri diyoruz, hakikat kitabevinin kitaplarının hepsi ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından hazırlanmıştır. Bunları mutlaka okuyun diyoruz. Bu kitapları okuyan kimse ehl-i sünnet âlimlerini, eshab-ı kiram-ı, peygamber efendimizi (aleyhisselatü veselâm) tanır. Ve onların bildirdiği yolda gider. Böylece kurtuluşa erer. Bu kitaplara itiraz eden, red eden ise bid'at ehli olur. Mezhepsiz olur. Bidat ehli ile mezhepsizinde nerede duracağı belli olmaz. Küfre kadar gider.
|
|
Kime tabi olmalıyız, kimin izinden gitmeliyiz ?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 11 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 110 |
| Toplam İndirme | : | 12 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Piyâsadakiler, (Gelin bana) diyor. Ama islâm âlimleri tam tersidir. Marifet ehli, Allahü teâlâyı tanıyanlardır. Bunlar bir kimseye nazar ettikleri zaman, fâsık mıdır, sâlih midir hemen anlarlar. Kerâmet ehli de insanlarla, eşyalarla, kaybolan şeylerle uğraşırlar, bunların âhireti garibdir, felâkettir. Dolayısıyla marifet ehli, (Gel bana) demez. Kerâmet ehli, (Gel bana) der.
Bu zamanda Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına yapışacağız. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitabı bize rehberlik edecek. O ne bildirdi ise, ona uyacağız. Tâbi olacağımız yer orasıdır.
|
|
Mürşid nedir? Mürşidsiz olmazsa kime tabi olmalıyız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 08 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 213 |
| Toplam İndirme | : | 22 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Mürşid, irşad eden, yol gösteren, rehber demektir. Allahü teâlâ kullarına akıl ve irade verdiği hâlde, akıl ve irade her şeyi çözemiyor. Mutlaka ona bir yol gösteren lâzım. Bunun için Allahü teâlâ ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselâmdır. Dolayısıyla insanlığın başlangıçı rehberle başlamıştır. Ondan sonraki zaman dilimlerinde Allahü teâlâ her yüz senede bir (Nebî) göndermiş. Bin senede bir de (Resûl) olan Peygamberler göndermiş. Bin senede eşyada ve insanda muazzam değişiklik meydana gelir. Allahü teâlâ yeni emirler bildiriyor, öbürlerini nesh ettiriyor. En son olarak Muhammed aleyhisselâmı gönderiyor. Muhammed aleyhisselâm önceki Peygamberlerin getirdiklerini yürürlükten kaldırıyor. Bütün dinlerin itikâdları aynıdır, ama amelleri farklıdır.
İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri gibi zâtlar rehber idi. Bunlara tâbi olanlar doğru yolda kaldı. Sonraki asırlarda da bu yolları doğru olarak anlatan rehberler, [Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretleri gibi...] geldi. İnsanlara Ehl-i sünneti, Allahü teâlânın beğendiği yolu anlatıyorlardı. Mürşid olan bir kimsenin hocası, kâmil ve mükemmil olmalıdır.
Bu zamanda Ehl-i sünnet âlimlerinin kitapları bizim mürşidimizdir. Meselâ Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu kitapların hepsi, başta (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) olmak üzere bize yol gösterir. Peygamber efendimizin “aleyhissalatü vesselam” ve Onun raşid halifelerinin [Hulefa-i raşidinin], Eshâb-ı kirâmın yolunu gösteriyor. Bizi irşad edecek bunlardır. Dolayısıyla bu zamanda bize yol gösterecek olanlar, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri ve onun yolunda giden Ehl-i sünnet âlimleri ve onların kitaplarıdır.
|
|
Bazıları Seadeti Ebediyye kitabının müzik ve hoparlörle ezan okunması konularında aşırılıklara kaçtığını söylüyorlar Bu konuda ne söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 01 / 03 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 115 |
| Toplam İndirme | : | 11 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
(Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitabı bin küsür kitaptan hazırlanmış, nakli esas alan bir kitaptır. Orada görüş yok. İslâmiyet nakil dînidir, selim olan akla uygundur. Hanefi mezhebinin lâzım olan bütün hükümleri alınmıştır. Her bir hükmün de senedi ve kaynağı da bildirilmiştir. Bugüne kadar böyle bir kitap yazılmamıştır. Herhangi bir tereddüt söz konusu değildir.
|
|
Kendime iyi bir arkadaş bulamadım. Beş vakit namaza başlamıştım şimdi gene bıraktım. Bana ne tavsiye edersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 25 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 114 |
| Toplam İndirme | : | 13 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
İnsan olarak bir arkadaş bulunamazsa, bize arkadaşlık edecek ehl-i sünnet alimlerinin kitapları, Hakikat Kitabevinin yayınlamış olduğu kitaplar var. Mesela Hakikat Kitabevinin yayınlamış olduğu küçük ebatlı on ikili set var. Onların herbirinin özelliği farklıdır.
|
|
Din adamının mutlaka sakalı ve cübbesi olması gerekir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 24 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 134 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Osmanlı, Selçuklu döneminde ve daha önceki asırlarda, hıristiyanı, yahudisi, mecusisi, müslümanı, erkekler büluğ çağına erer ermez tıraş olmuyorlardı. Müslümanın sakalının bir tutam olması gerekir. Az olması bidatdir. Sakal, islamiyetin alamet-i farikası değildir. Sarık da öyledir. Zaman ve duruma göre nasıl hareket edilmesi azım geldiğini ehl-i sünnet âlimeri kitaplarına yazmıştır. Dinimizi doğru olarak öğrenebilmemiz, son nefesimizi kurtarabilmemiz için, ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını okumak ve onlara itibar etmekle mükellefiz, hatta mecburuz.
|
|
Kuran-ı kerim kursunda sizden duyduklarımı söylüyorum. Bana, bu zamanda bunları söyleyecek olursak, camiye kimse gelmez diyorlar. Bunları anlatmak bu kadar zor mu?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 22 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 116 |
| Toplam İndirme | : | 20 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Bunların dîn-i islâmı doğru kaynaklardan öğrenip, doğru olarak anlatmalıdır. Doğru olarak anlatınca önce itirâz ederler. İnsan câhil olunca, bilmediği şeyin düşmanıdır. Allahü teâlânın dîni doğru olarak öğrenilince, ağır geldiği için de itirâz ediliyor. Kabul etmek kolay olsa, herkes kabul ederdi.
|
|
Tabiin kime denir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 14 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 75 |
| Toplam İndirme | : | 9 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Eshab-ı kiramı görene denir. Mezheb imamlarından sadece İmam-ı azam Ebu Hanife hazretleri Eshab-ı kiramı görmüştür.
|
|
Bir kimsenin kalp gözü nasıl açılır Mesela Hakikat Kitabevinin kitaplarını okusak onları kendimize mürşid edinsek evliyalık iklimine girer miyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 09 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 117 |
| Toplam İndirme | : | 19 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Hakikat Kitabevinin kitapları rehberlerin, mürşid-i kamillerinin kitaplarıdır. Bu asırda da, ehl-i sünnet itikadını, bu büyüklerin yolunu bu kitaplar gösteriyor. Dolayısıyla bunları rehber eder, içindeki bilgileri öğrenir, bunlara uygun yaşarsanız, o ihsan edilir. Evliyalık iklimine girersiniz. O kitapları okur, hayatınıza geçirir, tatbik eder, ihlâsla bunları yapmak için gayret sarf ederseniz, bir gün kalb gözünüz de açılır.
|
|
Kimler fetva verme yetkisine sahiptir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 04 / 02 / 2012 |
| Toplam Dinleme | : | 73 |
| Toplam İndirme | : | 7 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Fetva verenler kitaplarda anlatılmış. Müctehidler altı sınıf olarak bildirilmiş. Hanefi mezhebinin temel fıkıh kitabı olan İbni Abidin var, bu zatın kitabının ismi de kendi ismi ile maruf olunmuş, tanınmıştır. İbni Abidin hazretleri altıncı derecede müctehiddir. Fetva vermeye yetkili değildir. Birinci derecedeki müctehidler imam-ı Azam hazretleri, imam-ı Malik hazretleri, imam-ı Şafii hazretleri, imam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri mutlak müctehiddir, mezheb imamıdır. İkinci derecedeki müctehidler mezhebde ictihad sahibidir. Üçüncü derecede olanlar fetva vermeye yetkilidir. Bunlar, birinci ve ikinci derecedeki müctehidlerin icthadlarından herhangi birisini tercih yetkisine sahiptirler. Fetva vermeye yetkili olabilmek için üçüncü derece ictihad derecesinde olmak lazımdır.
Şimdi fetva vermeye yetkili yok. Biz, bizim seviyemizde yazılmış ilmihal kitaplarını okuyoruz, emin olduğumuz bilgileri naklediyoruz. Fetva vermeye yetkili değiliz. Verilmiş olan fetvayı aktarıyoruz.
|
|
Mektubatı okur iken İmam-ı Rabbani Hazretlerini yanımda gibi hissediyorum. Bu hal doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 27 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 139 |
| Toplam İndirme | : | 28 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Yanlış değildir. İnanarak ve itikâd ederek bu büyüklerin hayatları ve kitâpları okununca ruhaniyyetleri orada hâzır olur. Allahü teâlâ her an hâzır ve nâzırdır, ehl-i sünnet itikâdı böyledir. Allahü teâlânın sevdiklerine, Allahü teâlânın izni ile, severek anıldığı, zikredildiği zaman, onlardan bahsedildiği zaman, onların ruhaniyyeti orada hâzır olur. Kesindir, yeterki o muhabbet ve sevgi olsun. Buna râbıta deniyor. Onların kitâpları okunmaya başlandığı zaman, otomatik olarak kalb, o kitâbı yazanın kalbi ile bağlantıya geçer. Bu insanın elinde değildir. Onun için de kitâp okuma konusunda islâm âlimleri buyuruyorlar ki, (Okuyacağınız kitâpları iyi seçin). Çünkü fâsığın, mezhebsizin, bid'at ehli birinin kitâbını okuduğunuz zaman, kalbi kontrol edemezsiniz. Otomatik olarak o kimsenin kalbi ile sizin kalbiniz bağlantıya geçer. O kimsenin kalbindeki fısk-ı fücûr, bid'at, mezhebsizliğin hepsi o kalbe akar. Bir müddet sonra onun gibi düşünmeye başlar. Ehl-i sünnetten, tereyağından kıl geçer gibi alırlar, götürüler. Haberiniz bile olmaz. Ama Ehl-i sünnet âlimlerinin, Evliyâ-i kirâmın hayatları ve kitâpları okunduğu zaman, onların kalbindeki nûr, kalbe gelmeye başlar. Zamanla bu hissedilir.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, “Ba’de kitâbillah ve ba’de Resûlullah efdal-i kütüb, Mektûbâtest.” buyurmuşlar. Allahü teâlânın kitâbı Kur'ân-ı kerimden ve Resûlullah efendimizin “aleyhissalatü vesselam” hadîs-i şerîflerinden sonra, islâm âlimlerinin yazdığı kitâpların en kıymetlisi (Mektûbat)dır. İhlâsı artırır, Allahü teâlânın emirlerine karşı bağlılığı artırır ve kalbden zulmeti, pisliği çıkarır. Harâmlara, mekrûhlara karşı soğukluk meydana getirir ve insan okudukça ufku genişler. İşte (Mektûbat)ı, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)yi okumak sûretiyle, Peygamber efendimizden “aleyhissalatü vesselam” itibâren gelen nûr, kalbe akmaya başlar. Bu aşkla, şevkle okumaya devam ederseniz, cenâb-ı Hak daha nice nice hâller ihsân eder. Hatta yayıcı durumuna geçersiniz.
Seven bir ni'mete kavuştu ise, Ehl-i sünnet itikâdındaysa, avuştuğu ni'meti mutlaka Allahü teâlânın kullarıyla paylaşmaşır. Zaten esas olan da budur. Bir kişi daha Cehennem ateşinden kurtulsun demeye başlar. Elinde değildir. İmâm-ı Rabbânî hazretleri de, Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri de böyle idi.
Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, yazın bile Fatihteki evlerinde bir tarafa gitmezler, devamlı o kitâpları yazarlardı. Bir kişi daha Cehennem ateşinden kurtulsun diye, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarına bir ömür harcadılar. Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerinin, tatile gitmek, denize gitmek, yazlığa gitmek gibi şeyleri hiç olmamıştır. Onlar Allah rızası için hazırladılar, Allah rızası için yazdılar. Okuyan da Allah rızası için okuyunca, onların ruhaniyyetleri orada hâzır olur. İstifâde de mümkün olur. Herkes için bu kapı açıktır. Kim samimiyetle okursa, aynı şeyi o da görür ve hisseder.
|
|
Sizin söylediklerinizle diğer hocaların söyledikleri çoğu zaman çelişiyor. Din bir tane olduğuna göre, bu ayrılık nereden kaynaklanıyor?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 23 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 38 |
| Toplam İndirme | : | 19 |
| Toplam Paylaşım | : | 15 |
Bu ayrılık Osmanlı devletinin yıkılışından sonra başladı. Ondan önce de ayrılık vardı. Yanî 73 fırka olacağını, 73 fırkaya ayrılacağını Peygamber efendimiz “aleyhissalatü vesselam” açık net bir şekilde bildirmişlerdir. Bir tanesi doğru yolda kalacak, diğerleri itikâd itibâri ile, îmân itibâri ile yanlış yollara sapacak. Açık net bir şekilde buyrulmuş ve buyrulduğu şekilde de tahakkuk etti. Ayrılık (Ben) dedikleri içindir.
|
|
Hızır aleyhirrahme senede bir defa herkese görünürmüş. Bunun aslı var mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 12 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 31 |
| Toplam İndirme | : | 8 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Yok. Hızır aleyhirrahme yardım eder. Cenâb-ı Hak onun ruhuna güç, kuvvet vermiştir. Ama o kul ona lâyıksa, samimi ise onun vâsıtasıyla yardım gönderebilir. Yardım yine Allahü teâlâ tarafındandır. Herkesin görme durumu söz konusu değildir.
|
|
Tasavvuf nedir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 01 / 12 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 35 |
| Toplam İndirme | : | 15 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Tasavvuf, kalbi temizleyerek harâmlardan tiksinerek uzaklaşmayı temîn eder. Farzları, emirleri de severek, zevkle yapmayı temîn eder.
|
|
Osmanlılar zamanında dîni anlatan hoca efendilerin hepsinin nefsleri îmân mı etmiştir, kitâp yazanların hepsi böyle mi idi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 05 / 11 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 108 |
| Toplam İndirme | : | 21 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Hayır. Medreseler belli bir kanaldan geliyor. Onların üstâdları, silsileleri bellidir. Rastgele değildir. Kural ve kâidelerin içinde yetiştirirler.
|
|
Kadından şeyh olur mu?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 12 / 10 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 40 |
| Toplam İndirme | : | 24 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Kadından şeyh olmaz. Kadından Peygamber de gelmemiştir. Evliyâ olur. O ayrı bir meseledir. İnsanlara nasîhat edebilir. Ancak, üstâdı bellidir, sadece hanımlara sohbet verir. Onlar Allah rızâsı için yapılır.
|
|
Mürşid-i kâmil nasıl bulabiliriz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 10 / 10 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 42 |
| Toplam İndirme | : | 20 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bu zamânda mürşid-i kâmil bulmak, hemen hemen imkânsız gibidir. Dînimizi, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)den öğreneceğiz. Çünkü içinde Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarının hepsi mevcûd olduğu için, her yönden insanları irşâd etmektedir.
|
|
Silsile-i âliyyenin arasında diğer eshâb-ı kirâm yok. Bunun sebebi nedir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 25 / 09 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 40 |
| Toplam İndirme | : | 19 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Eshâb-ı kirâmdan sadece iki zât vâsıtasıyla bu evliyâlık yolu intikâl etmiştir. Birisi vilâyet yolu, hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” vâsıtasıyla, on iki imâm ve sonra Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri kıyâmete kadar ana trafo olarak devam ediyor. Bir de hazret-i Ebû Bekr Sıddık “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri vâsıtasıyla gelendir. Birinci halka zaten Resûlullah efendimiz, ikincisi hazret-i Ebû Bekr, üçüncüsü Selmân-ı Fârisî hazretleridir. Selmân-ı Fârisî hazretleri eshâb-ı kirâmdan olmasına rağmen, Peygamber efendimiz âhirete intikâl edince, Ondan lâzım olan feyzi alamıyor. Alan birisine, hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine tâbi oluyor. Böylece derecesi de yükselmiş oluyor. Diğerlerinin silsileleri yok, hepsi zaten evliyâ idi.
|
|
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinden sonra gelenler kimlerdir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 13 / 09 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 54 |
| Toplam İndirme | : | 27 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinden sonra ana trafa Tâhâ-yı Hakkârî hazretleridir. Ama Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin başka talebeleri vardı. Abdülfettâh-i Akrî hazretleri İstanbulda medfûndur. Ama bu zât ana trafa değildir. Abdülfettâh-i Akrî ve yetiştirdiği talebeler de başımızın üstündedir. Hâşâ, biz onlar hakkında bir şey söylemeyiz. Tâhâ-yı Hakkârî hazretlerinden sonra seyyid Sâlih hazretleri, seyyid Fehim hazretleri, sonra da seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleridir.
|
|
Her yüz yılda gelen müceddidler hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 31 / 08 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 71 |
| Toplam İndirme | : | 28 |
| Toplam Paylaşım | : | 2 |
Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, (Benden sonra peygamber gelmeyecek ama, Benim dînimi kuvvetlendirecek vârislerim gelecek) buyuruyor. Meselâ, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, imâm-ı Gazâlî hazretleri, imâm-ı Rabbânî hazretleri bunlardandır. Bunlar Ehl-i sünnetdir. Ehl-i sünnet itikâdını, dört mezhebin kâidelerini açıklayan zâtlardır. Yanî Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” bildirmiş olduğu itikâdı, hükümleri saf, berrak bir şekilde tekrar açığa çıkartan zâtlar demektir. Yanî Peygamber efendimizden önce her yüz yılda peygamber geliyordu. Bunlar nebî idi. Bu nebî olanlar önceki resûllerin dînini yayıyorlardı. Kendileri bir ilâve yapmıyorlardı. İşte Muhammed aleyhisselâmdan sonra Allahü teâlâ din göndermeyecek ama, Peygamber efendimizin vârisleri gelecek. Dolayısıyla her bu yüz yılda gelen müceddidler, İslâmiyyete sokulmak istenen bid'at, küfr ne varsa bunların hepsini açığa çıkartmak sûretiyle, dîni yine ilk nâzil olduğu zamânki o yeni hâliyle, unutulmuş olanları da söylemek sûretiyle bildirmektedirler. Bunlar fıkh, itikâd bilgilerini de açığa çıkartıyorlar. Ama bunların hiçbirisi kendi asrında geldiği zamân, (Biz müceddidiz) dememişlerdir ve bunlara karşı da müthiş bir muhâlefet vardır. Tanıyan azdır. Vefât edip, âhirete intikâl ettikten sonra bunların yapmış olduğu hizmetler görülüp, bu asrın müceddidi bu imiş derler. Meselâ imâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hayatta iken öyle bir muhâlefet görüyor ki... Ama şimdi herkesce, imâm-ı Rabbânî hazretleri için (Hicrî bin yılının müceddidi) diye geçiyor. İmâm-ı Gazâlî hazretleri hicrî beşinci asrın müceddidir. Dolayısıyla kendisini, bu asrın müceddidi diye takdim edenler sahtekârdır. Kim olduğu eserleri ile belli olur.
|
|
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleriyle ilgili bilgiyi nerede bulabilirim, siz de biraz bilgi verebilir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 27 / 08 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 138 |
| Toplam İndirme | : | 29 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, Evlâd-ı Resûldür. Seyyid Fehîm-i Arvâsînin “kuddise sirruh” hazretlerinin talebesidir. Aynı zamânda akrabâsıdır. Hüseyn Hilmi efendinin “rahmetullahi teâlâ aleyh” üstâdıdır. Necip Fâzıl Kısakürek'in de aynı şekilde üstâdıdır. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri hakkında, (Hakîkat Kitâbevi)nin yayınlamış olduğu, (Eshâb-ı kirâm) kitâbında geniş bilgi var. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında da aynı şekilde o bilgi mevcûttur. Bir de, Türkiye gazetesinin yayınlamış olduğu, (Evliyâlar Ansiklopedisi) var. O (Evliyâlar Ansiklopedisi)nde de, çok geniş bir şekilde seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin hayâtı, çektiği sıkıntılar, Vandan İstanbula gelişleri, o hicretleri, o hicrette gelirken verdikleri zâiyatlar, [çünkü kalabalık bir grub hâlinde çıkıp, yolda vefât edenler oldu] İstanbula gelmesi, İstanbulda talebe yetiştirmeye başlaması, daha sonra Menemen hâdisesine bulaştırılması, Ankarada ikâmet etmeye mecbûr edilmesi... ve Ankaradayken de âhirete intikâl etme durumu söz konusu olmuştur. Şu anda, Ankaranın Bağlum nâhiyesinde medfûndur. İstanbula hicret buyurduktan sonra çok talebe yetiştirmiştir. Bu yetiştirdiği talebeler içerisinde, gözde talebesi Hüseyn Hilmi efendidir “rahmetullahi teâlâ aleyh”. Hüseyn Hilmi efendi de, hocası seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinden öğrendiklerini, dinlediklerini kitâplar hâlinde neşr etmiştir. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbı ve diğer kitâplar, hep hocası, üstâdı seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin anlattıkları, bildirdikleri, kaynak olarak gösterdiği kitâplardan toplanmış bilgilerdir. Dolayısıyla seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerini tanımak, anlamak, Onun yolunda bulunmak isteyen (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbını, (İslâm ahlâkı) kitâbını almalı, okumalıdır. Meselâ seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Mızraklı ilmihâl) için, (Bu kitâbı yazan zât sâlih bir zât imiş. Okuyana tesîr eder, faydalı olur, istifâde eder) buyurmuşlar. Dolayısıyla Hüseyn Hilmi efendi de “rahmetullahi teâlâ aleyh”, hocasının bu sözü üzerine bu kitâbı Osmanlıcadan alıp, (İslâm ahlâkı) kitâbının içinde, hem ahlâk bilgilerini veren (Berîka) kitâbından alınmış, hem de Süleymân bin Cezâ hazretlerinin (Eyyühel veled) kitâbını alarak müştereken basmıştır. Hüseyn Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyorlar ki, (Bu kitâplarda mevcût olan bilgilerin hepsini, hocam seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinden hep dinledim, öğrendim. Ama insanlar muknî olsun, iknâ olsun diye ömrüm bu bilgilere sened aramakla geçti).
|
|
Ebrar ne demektir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 19 / 08 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 13 |
| Toplam İndirme | : | 7 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Sizin bahsettiğiniz Muhyiddin-i Arabi hazretleri ile başkalarının bahsettiği Muhyiddin-i Arabi farklı kişiler mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 26 / 06 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 16 |
| Toplam İndirme | : | 7 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Eshâb olmak için ne gibi şartlar vardır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 23 / 05 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 39 |
| Toplam İndirme | : | 20 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Peygamber efendimiz hayattayken âkil, bâliğ, müslümân olarak, Resûlullah efendimizin sohbetinde bulunma şartı vardır. Müslümân olarak, bir defa bile olsa Onu görmelidir. Kâfir olarak gören, sonra müslümân olan Eshâb olmuyor. Peygamber efendimizi görüp, müslümân olmayıp, Peygamber efendimiz âhirete intikâl ettikten sonra müslümân olan, ikinci dereceye düşer, tâbiînden olur. Yanî, müslümân olarak bizzat Peygamber efendimizin huzûrunda bulunacak. Meselâ Hasen-i Basrî hazretleri de tâbiîndendir. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, Hasen-i Basrî hazretlerini gördü. O daha sabî idi. Peygamber efendimizin huzûrunda bulundu, ama görmedi.
|
|
Muhyiddîn-i Arabî hazretlerine dil uzatılıyor. Neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 16 / 04 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 94 |
| Toplam İndirme | : | 27 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Evet, o mübârek zâta çok iftirâ edenler oldu. Hâlâ da ediyorlar. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri öyle buyuruyorlar, (Yâ Rabbî! Kendini tanıtmak istediklerine, bu sevdiklerini tanıtıyorsun. Tanıtmak istemediklerini, helâk etmek istediklerini bu büyüklere saldırtıyorsun). Onun için bu büyüklere dil uzatmak felâketdir. Muhyiddîn-i Arabî hazretleri Evliyâ-i kirâmdandır, çok yüksekdir. Sadr-eddîn-i Konevî hazretlerinin üstâdır, aynı zamânda üvey babasıdır. İtikâdı bozuk olanlar, bilhassa vehhâbîler, Muhyiddîn-i Arabî hazretlerine de, Sadr-eddîn-i Konevî hazretlerine de çok dil uzatıyorlar.
|
|
Son asrın müceddidi kimdir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 31 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 133 |
| Toplam İndirme | : | 30 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bir kimse ben müceddidim diyorsa, îmâ ediyorsa bir kıymet ifâde etmez. Müceddidler Ehl-i sünnetdir. Ehl-i sünnet âimlerinin kitâblarını neşr ederler. Bid'atleri, mezhebsizliği red ederler. Eğer kitâbların içine, müslümânlar arasına bunlar yayılmışsa, bunları temizlerler. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, mevlâna Hâlid-i Bağdâdî hazretleri gibi zâtlardır. Ancak bunlar vefâtlarından sonra anlaşılır. İmâm-ı Rabbânî hazretlerini bile kendi asrında red etmişlerdi. Müceddidler yaptıkları hizmetlerle çıkar.
|
|
Saliha bir hanım nasıl olmalıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 15 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 18 |
| Toplam İndirme | : | 12 |
| Toplam Paylaşım | : | 2 |
|
|
Silsile-i aliyyede ismi geçen zâtlardan bazılarının isimleri dikkatimi çekti. Meselâ, Abdülhâlık Goncdüvânî diye geçiyor. Goncdüvânî, ne demektir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 11 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 107 |
| Toplam İndirme | : | 670 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Bunlar genellikle yer ismidir. Meselâ Abdüllah-ı Dehlevî diyoruz. Hâlid-i Bağdâdî diyoruz, Bağdadlı demektir. Goncdüvân köy ismidir. Ârif-i Rîvegerî, Rîveger denilen bir kasabada dünyâya gelmiştir. Onlar yer ismleridir. Meselâ (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbını yazan Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerine yurt dışından yazan müslümânlar, Hüseyin Hilmi bin Saîd İstanbûlî diye yazıyorlar.
|
|
Müceddidlerin isimlerini sayar mısınız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 08 / 03 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 119 |
| Toplam İndirme | : | 28 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Peygamber efendimizden “aleyhissalâtü vesselâm” itibâren, meselâ imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, imâm-ı Gazâlî hazretleri, imâm-ı Rabbânî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri bunlardandır.
|
|
Osmânlı sultânları, bu insanların anlattığı gibi midir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 20 / 02 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 211 |
| Toplam İndirme | : | 64 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
Kânûnî sultân Süleymân hânı veyâ başka bir sultânı, anlamayan, bilmeyen biri kendini anlatır. Osmânlılar hakkında bilgi kirliliği var. Harem sanki karı kız doldurulmuş, âlem yapılıyor! Âlem yaparak, bu insanlar bunu altıyüz sene nasıl idâre etmişler? Bir kere, Osmânlı sultânlarının hiçbirisi içki içmedi. Söyleyenler yalan söylüyor. Hepsi Ehl-i sünnet itikâdındaydı, hepsi Evliyâ iklimindeydi. İslâmiyyetin bekçiliğini yapmışlar. Hatta evlâdlarını bile, bizim için fedâ etmişler.
Haremde, harblerden esir alınıp gelinen o kadınların içerisinde, kâbiliyetli ve kapasiteli olanlar seçiliyor, getiriliyor burada eğitiliyor, islâmi eğitim veriliyordu. Daha sonra da bunlar Osmânlı devlet adamlarıyla evlendiriliyordu veyâ kızları yetiştiriyorlardı. Haremden murâd o idi. Zaten Kânûnî sultân Süleymân hânın ömrü seferlerde geçti. Osmânlının en parlak dönemi, seferlerde geçti. Babası Yavûz sultân Selîm hân hazretleri zaten Mısıra gitti, iki senede o seferden geldi. Yanî, at üstünden inmediler. Nerede kaldı ki, bunlar âlem yapacaktı.
Herşeyi yerli yerine koymak lâzımdır. O dönemde, sadece Osmânlı devleti değil, Selçuklu devleti değil, yeryüzündeki devletlerin hepsi birbirleri ile harb ettikleri zamân, işgâl ettikleri ülkenin erkeklerini kadınlarını köle diye alıp götürüyorlardı. Bu kölelerin kadınlarına da câriye deniyor. Bunların hayatları bağışlanıyor, ömür boyu mal gibi kullanılıyorlar. Hâdise bundan ibâretti. Müslümânlar da girdikleri yerlerde alıyorlardı. O köleleri, o câriyeleri kademeli bir şekilde hürriyete kavuşturuyorlardı.
Bu milleti senelerdir aynı şekilde kökünden koparmak için uğraşıyorlar. Baktılar ki kopartamadılar, bu sefer senin ecdâdın böyle idi, diye anlatmaya çalışıyorlar. Çok terbiyesizlik. Bu işi bilmiyorlar, reyting uğruna yapıyorlar. O televizyonu kapatarak, o televizyona reklam verenlerin eşyâsını almayarak tepki göstermelidir.
Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu kitâbların okunmasını tavsiye etmemizin sebebi, bunlar okunduğu zamân kim dost, kim düşmân net bir şekilde belli oluyor. Hüseyin Hilmi efendiye “rahmetullahi aleyh” birisi gelmiş, (Hep hocam, hocam diyorsun. Hocandan sen ne öğrendin) diye sormuş. Hüseyin Hilmi efendi de “rahmetullahi aleyh” buyuruyor ki, (Ben hocamdan bir tek şey öğrendim). Adam şaşırmış, (Bir tek şey öğrendin, onun için mi hocam hocam deyip, duruyorsun) demiş. Buyurmuşlar ki, (Kimi sevip, kimi sevmeyeceğimi) öğrendim. Kâfirler sevilmez, ama acınır o ayrı bir mesele. Bid'at ehli sevilmez. Yanî, Allahü teâlânın dînini değiştiren, Allahü teâlânın dostlarına dil uzatan, Allahü teâlânın dînini hakîr görmek isteyenleri ve Allahü teâlâya îmân edenlere edebsizce hakâret edenler sevilmez. Bir müslümânın bunu bilmesi ve ayırması lâzımdır.
Osmânlı sultânlarının hepsini de hayırla yâd etmemiz gerekir. Çünkü onlar, dîn-i islâmın bekçileri idi. Öyle harem kurarak, karı kızla içki âlemleri yaparak büyük bir devlet olunmaz. Sarhoş kafa ile de dünyâ idâre edilmez. Bu kadar millet de ittibâ etmez. Balkanlar dörtyüz sene Osmânlıya itâat etmiş. Balkanlar da bir sürü millet var. Osmânlı çekildikten sonra orası bir türlü durulamadı. Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar olduğu gibi Osmânlıya ittibâ ediyordu. Böyle sarhoş, ne dediğini bilmeyen, sabah başka türlü akşam başka türlü olmuş olsa, onların hepsi isyân eder. Allahü teâlâya itâat edene, mahlûkat itâat eder. Bunlar, bunu anlamıyor. Onun için, Osmânoğulları Allahü teâlâya itâat ediyordu. Hataları, günâhları vardır. Onlar Peygamber değil ki. Bir tek Peygamberlerde ismet sıfatı vardır. Eshâb-ı kirâmda da ismet sıfatı yok. Evliyâ-i kirâm da Peygamber değildir, onlarda da ismet sıfatı yok. Yanî, günâhsız değillerdir. Elbetteki hataları olmuştur. Ama bir şeyin değerlendirmesi yapılırken, artısına, eksisine bakılır. Artıları fazla ise, iyi denir. Eksiler fazla ise, kötü denir. Hataları olabilir.
Onun için Osmânlılarını hayırla yâd etmek, böylelerine de dönüp bakmamak lâzımdır.
|
|
Fâtih sultân Muhammed hân hazretleri için namâz kılmazdı diyorlar. Bu konuda neler söylersiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 22 / 01 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 84 |
| Toplam İndirme | : | 38 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Adam, kendi sıfatını başkasına yapıştırmaya o kadar meraklı. Fâtih sultân Muhammed hân hazretlerinin hocası, Akşemseddîn hazretleridir. Evliyâ bir zâtdır. Akşemseddîn hazretlerinden önce de, Molla Gürânî hazretleri ders verdi, yetiştirdi. Adamlar, kendi ahlâksızlıklarına, dinsizliklerine, îmânsızlıklarına bir mesned arıyorlar. Çamur at, yapışmazsa bile izi kalır.
Osmânlı sultânlarının hepsi Ehl-i sünnet itikâdında idi. Hepsi de beş vakit namâzını kılardı ve dîn-i islâmın da bekçileriydiler. Hizmetleri çok büyüktür.
|
|
Yûnus Emre hazretlerini herkes şâir zannediyor. Mübarek bir zât değil midir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 13 / 01 / 2011 |
| Toplam Dinleme | : | 80 |
| Toplam İndirme | : | 36 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Evet, evliyâ-i kirâmdandır. Yûnus Emre hazretleri, mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri kendilerindeki ilmi, şiir şeklinde ifâde etmişler, nesir değil. Muhyiddîn-i Arabî hazretleri gibi zâtlar nesirler yazmışlar. Nesirle yazılanlara müdâhale ediyorlar. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin bazı kitâblarına din düşmânlarından o şekilde giren olmuş. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri onu bildiği ve gördüğü için, herkesin kitâbına müdâhale edememesi için (Mesnevî)sini şiirle ve de arûz kalıbı ile yazmış. Herkes de o kalıbı bilemedi için beceremiyor.
Yûnus Emre hazretleri de aynı şekilde şiirle yazmıştır. Ölçülüdür, başkası söyledği zamân sırıtıveriyor. Ama Yûnus Emre hazretleri kalbindekileri şiirine dökmüş. Şiirlerinde nasihat vardır. Zaten şiirlerinin çoğu da ilâhi olarak söyleniyor. Şiir şeklinde anlatmıştır, yoksa şâir değildir. Yanî tek başına, kuru şâirlerden değildir.
|
|
Asrın müceddidi kimdir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 30 / 11 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 88 |
| Toplam İndirme | : | 37 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
İmâm-ı Rabbânî hazretleri, müceddid-i elf-i sânîdir. Ama kendi asrında, sadece onu tanıyanlar ve bilenler hissediyor. O zât demiyor ki, (Ben müceddidim), yaptığı hizmetlerden açığa çıkıyor. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, hicrî onüçüncü asrın müceddidi idi. Ama (Ben bu asrın müceddidiyim) demedi. Bunlar söylemez, hizmetleri ile belli olur. İmâm-ı Gazâlî hazretleri, hicrî beşinci asrın müceddidi idi. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, hicrî ilk asrın müceddidi idi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin zamânında bid'atler öyle bir yaygın ki, imâm-ı Rabbânî hazretleri bunların hepsini dağıtıyor. Ehl-i sünnet itikâdını, Ehl-i sünnet bilgilerini yayıyor, yerleştiriyor ve her tarafa da ulaştırıyor ise, o asrın sahibi odur. Ehl-i sünnet âlimlerinin özellikleri ve husûsiyyetleri var. Böylelerinde, din bilgilerinin ikisinin de olması lâzımdır. [Yani hem naklî kısmı, hem de aklî kısmı]. Ayrıca, kalben de bunların yetiştirilmesi lâzımdır. (Vilâyet-i hâssa-i Muhammediyye) ile şereflenmesi lâzımdır.
|
|
En çok musibet, Allahü tealanın salih kullarına mı gelir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 75 |
| Toplam İndirme | : | 51 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Abdulhakim Arvasi hazretlerinden sonra lider kim olacak?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 106 |
| Toplam İndirme | : | 43 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Allahü tealanın evliyası hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 74 |
| Toplam İndirme | : | 48 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Allahü tealanın sevdiği insanlardan ne istemeliyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 43 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Arkadaşımın kanı bir türlü Hazreti Muaviyeye ısınmıyormuş, yaptığı işler uygun değilmiş, bilgi alabilir miyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 61 |
| Toplam İndirme | : | 40 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Bir veliyi üzmek nasıl olur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 72 |
| Toplam İndirme | : | 85 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Çocuğumuza dört büyük halifenin hallerini anlatmak güzel mi olur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 42 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Din büyükleri gibi yaşamak istiyorum ama bir türlü olmuyor, nasihat verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 161 |
| Toplam İndirme | : | 43 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Ehli sünnet itikadı nedir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 64 |
| Toplam İndirme | : | 45 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Elimden geldiğince dini vecibelerimi yerine getiyorum, ama böyle olmaz, boşlukta kalırsın, bir tarikata girmen lazım diyorlar, bilgi alabilir miyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 80 |
| Toplam İndirme | : | 38 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Evliyai kiram Allahü tealanın sevgisine nasıl kavuşmuştur, bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 68 |
| Toplam İndirme | : | 39 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Her alim evliya mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 68 |
| Toplam İndirme | : | 74 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
İmamı Gazali hazretleri için, bilimin gelişmesine engel oldu diyorlar, bunu açıklar mısınız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 70 |
| Toplam İndirme | : | 40 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
İmamı Rabbani hazretleri Mektubatında kendisi için hem bu fakir diyor, hem de kuddise sirruh yazıyor, bu çelişki değil midir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 68 |
| Toplam İndirme | : | 42 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
İmamı Rabbani hazretlerini seviyoruz, Ona bağlıyız, (Müceddidiyye) deniliyor, peki biz hangi koldanız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 81 |
| Toplam İndirme | : | 40 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
İmamı Rabbani hazretlerinin yükselmeleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 70 |
| Toplam İndirme | : | 42 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Karşimdaki insanı ben sevmezsem, onun beni sevmesi yalan mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 39 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Kendimi insanlardan uzaklastırıp tek başıma ibadetle meşgul olmak istiyorum, doğru mu düşünüyorum?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 85 |
| Toplam İndirme | : | 69 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Kendini seven, başkasını sevemez, deniyor, bu sözü açıklar mısınız?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 59 |
| Toplam İndirme | : | 49 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Müceddidleri diğer insanlardan ayıran özellikler nelerdir?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 61 |
| Toplam İndirme | : | 38 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Mürşidi kamile bağlanmadan cennete gidilemez deniliyor, bu doğru mudur?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 46 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Nakşibendiyye yolu hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 71 |
| Toplam İndirme | : | 37 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Osmanlı padişahlarının hepsinin mübarek olduklarına inaniyorum, siz de mi oyle düşünüyorsunuz, onların isimlerine de tazim etmek gerekir mi?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 68 |
| Toplam İndirme | : | 39 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Peygamber efendimizin, bazı alimlerinden gelmesi hakkında işaret ettikleri var mıdır?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 71 |
| Toplam İndirme | : | 35 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Seyyid Abdulhakim efendiyi rüyamda gördüm, bana Seadeti Ebediyyeyi okumamı ve kimse ile tartışmamamı tavsiye etti, bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 100 |
| Toplam İndirme | : | 46 |
| Toplam Paylaşım | : | 4 |
|
|
Siz zaman zaman (Ehli sünnet) alimleri diyorsunuz, islam alimleri deseniz olmaz mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 47 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Sizin ögrenciniz var mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 104 |
| Toplam İndirme | : | 41 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Tam ilmihal seadeti ebediyeyi hazırlayan Hüseyin Hilmi Efendi rahmetullahi aleyh hakkında bilgi verir misiniz (ikinci kısım) ?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 81 |
| Toplam İndirme | : | 78 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
|
|
Tam ilmihal seadeti ebediyeyi hazırlayan Huseyin Hilmi Efendi rahmetullahi aleyh hakkında bilgi verir misiniz (birinci kısım) ?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 77 |
| Toplam İndirme | : | 47 |
| Toplam Paylaşım | : | 1 |
|
|
Ümmi Mektum radiyallahu anh hakkında bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 65 |
| Toplam İndirme | : | 34 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Vilayeti hassai muhammediyye ne demektir, bilgi verir misiniz?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 69 |
| Toplam İndirme | : | 34 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
|
|
Eshab-ı kiram efendilerimizden, Ehl-i beyt imamlarından, evliya-i kirâmdan bazılarına karşı sevgimiz fazla oluyor, bunun bir zararı var mı?
|
|
| Eklenme Tarihi | : | 07 / 02 / 2010 |
| Toplam Dinleme | : | 56 |
| Toplam İndirme | : | 35 |
| Toplam Paylaşım | : | 0 |
Eshâb-ı kirâm efendilerimizin hepsini sevmek lâzımdır ama bazısı daha çok sevilebilir. Bunun bir mahzuru yoktur. Bu insanın elinde değildir.
|